CRI Türk Dış Haberler Servisi

İnsanlığın ticaret yoluyla refahının artması, kültürlerin birbirini tanıyarak etkileşime geçmesi, acil durumlarda ihtiyaç sahiplerine sağlık hizmetlerinin ulaştırılması ya da insanların transfer edilmesi dün olduğu gibi bugün de ulaşımın sürdürülebilir olmasına bağlı. Özellikle yeni tip koronavirüs salgını sırasında yaşanan tedarik zincirindeki aksamalar ve dünya genelinde acil tıbbi ihtiyaç ulaşımın ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı. İnşa edilen yolların hem gideni hem de bekleyeni değiştirdiği göz önüne alınırsa sürdürülebilir ulaşımın uluslararası iş birliğini gerektiren karakteri rahatlıkla görülebilir. Ülkelerin birbirinden öğrenmesi ve ortak sorunlara ortak yanıtlar üretmesi gerektiğini vurgulayan Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping,  Birleşmiş Milletler (BM) Küresel Sürdürülebilir Ulaşım Konferansı sırasında Sürdürülebilir Ulaşım için Küresel İnovasyon ve Bilgi Merkezi kuracaklarını ilan etti.

Küresel çapta en büyük hızlı tren hattını inşa eden, 6 milyon kilometreyi aşan bağlantılı yolları kullanıma açan, dünyadaki en fazla yeni enerjili araçlara sahip olan ve tarihin en büyük inisiyatiflerinden biri olarak kabul edilen Kuşak ve Yol’un mimarı Çin’in açıklamaları Covid-19 gerçeği bağlamında daha büyük önem kazanıyor. Zira bugün dünyanın en büyük aşı ihracatçısı olan Beijing salgının en acımasız olduğu günlerde Çin-Avrupa Express hattı ve kargo gemileri ile tıbbi ekipmanları ihtiyaç sahibi ülkelere ulaştırmıştı.

NEHİRLERDEKİ SU GİBİ ETKİLEŞİM OLMALI

Beijing’de düzenlenen BM Küresel Sürdürülebilir Ulaşım Konferansı sırasında katılımcılara seslenen Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping kurulacak İnovasyon ve Bilgi Merkezi’nin yanında uluslar arası aktörlere 5 çağrıda bulundu. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri için Küresel Kalkınma İnisiyatifi önerisini bir kez daha anımsatan Xi Jinping atılması gereken ilk adımın açık etkileşim ve bağlantı olduğunu dile getirdi. İnsanlık arasındaki etkileşimi nehirlerin kollarındaki suya benzeten Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping açık ekonomi sayesinde ulaşımın hareketli ve sürdürülebilir olduğunun altını çizdi.

Çin lideri Xi Jinping ikinci olarak “ortak kalkınma” önerisinde bulundu şunları kaydetti:

“İkinci olarak, ortak kalkınmayı desteklemeli, adalet ve kapsayıcılığı teşvik etmeliyiz. Ülkeler birlikte geliştiğinde gerçek bir gelişme olabilir ve ancak ülkeler birlikte zenginleştiğinde gerçek refah sağlanabilir. Covid-19 salgını, servet uçurumunu ağırlaştırdı ve Kuzey-Güney ayrımını genişletti. İnsanlığın ortak gelişimi için daha geniş beklentiler ortaya çıkmadan önce eşitsiz gelişme ele alınmalıdır. Ulaşımın etkinleştirici rolünden yararlanmalı ve yoksul bölgelerle ilgili girdileri artırmalıyız. Kuzey-Güney ve Güney-Güney iş birliğini geliştirmeli, ortak refahı sağlamak amacıyla en az gelişmiş ve denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkelerde ulaşım altyapısını geliştirmeye yönelik desteği artırmalıyız.”

İNOVASYON VE YEŞİL ULAŞIM MODELİ

“Dünyamız yeni bir bilimsel ve teknolojik devrim ve endüstriyel dönüşüm döngüsünden geçiyor.” diyen Xi Jinping üçüncü öneri olarak inovasyonun önemini dile getirdi. Yeni dönemde büyük veri, yapay zekâ, internet ve blok zincir gibi teknolojilerin ulaşım sektörü ile entegrasyonun sağlaması gerektiğini aktaran Xi bu sayede insan ve malların daha kolay hareket edebileceğini söyledi.

Xi Jinping, dördüncü olarak küresel aktörleri yeşil ulaşım modelini benimsemeye davet etti. Xi bu bağlamda Sürdürülebilir kalkınmayı sağlamanın tek kalıcı yolu, yeşil ve düşük karbonlu kalkınma için bir ekonomik sistem kurmaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Tüm bu önerilerin kapsamlı bir uluslararası yönetişim modeli gerektirdiğinin altını çizen Xi Jinping öneri listesini şöyle noktaladı:

“Ülkelerin geleceği ve kaderinin yakından bağlantılı olduğu, çıkarlarının daha önce hiç olmadığı kadar iç içe geçtiği bir dünyada yaşıyoruz. Kapsamlı istişare, ortak katkı, ortak fayda içeren küresel yönetişim vizyonunu takip etmeli, herkesin bilgeliğini ve gücünü bir araya getirmeliyiz. Küresel zorlukların üstesinden gelmek ve küresel kalkınmayı teşvik etmek için dünyanın dört bir yanından kaynakları harekete geçirmeliyiz. Birleşmiş Milletler’in yetki ve statüsünü desteklemeli, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin uygulanması bağlamında yoksulluğun azaltılması, sağlık, ulaşım, lojistik ve altyapı geliştirme gibi alanlarda iş birliğini ilerletmeliyiz.”