Zhong Houtao | China Daily

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Çin’in Taiwan bölgesinin liderini Perşembe ve Cuma günü toplanacak “Demokrasi Zirvesi’ne davet ederek tek Çin ilkesini ve Çin ABD üçlü tebliğini ciddi biçimde ihlal etti.

ABD başkanı Joe Biden Tsai Ing-wen’i toplantıya neden davet etti? Taiwan bir demokrasi yol göstericisi mi?

Mart 2008’de zamanın ABD Başkanı George W. Bush Taiwan’ı “Demokrasinin Asya ve dünyadaki yol göstericisi” diye övmüş ve adadaki seçimin ve bunun temsil ettiği demokratik sürecin Taiwan’ı refah içinde, güvenli ve iyi yönetilen bir topluma ulaştıracağını söylemişti.

Ancak Taiwan refah içinde değil. Ekonomisi bocalıyor. 1990’larda Taiwan aynı zamanda Güney Kore, Singapur ve Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ni de içeren “Dört Asya Kaplanı” arasında ilk sıradaydı. Ama Taiwan şu anda öteki üç ekonominin arkasında kaldı ve Güney Kore’nin 35,196 dolar,  Hong Kong’un 49,485 dolar ve Singapur’unki 66,263 dolar iken, kişi başına nominal GSYH 33,402 dolar.

Taiwan güvenli bir toplum da değil. Son yıllarda sık sık şiddet olayları yaşanıyor. Taiwan yetkilileri ayrıca gençler arasında yüksek işsizlik sorunu ile uğraşıyor – bu oran yüzde 12,3’e ulaştı, bu da adadaki 10 gençten birinden fazlasının işsiz olması anlamına geliyor.

Bunlara karşın ada yetkilileri işsizlik sorununu ciddi biçimde ele almak yerine, Hong Kong protestocularına destek vermek ve onları karışıklık çıkarmaya teşvik etmek için bir “Taiwan Demokrasi Vakfı” kurdular.

Kasım 2020’de ada yetkilileri,  sırf Taiwan’da iktidardaki Demokratik İlerici Parti’yi (DPP) eleştirdiği ve adada 2018 yerel seçimlerinde zafere götüren ve Kaohsiung belediye başkanı seçilen Kuomintang’lı siyasetçi Han Kuo-yu’yu desteklediği için, Chung T’ien Televizyonu’nun işlettiği kablo haber kanalının yayın lisansını iptal etti.

Bu 2000’den bu yana yayın izni iptal edilen ilk haber kanalı idi. of Chung T’ien Television yayın izninin iptal edilmesi anti demokratik bir harekettir ve Tsai’nin ifade özgürlüğünü koruma vaadine karşıdır.

Bir demokrasinin sorumluluğu halkın haklarını ve çıkarlarını korumaktır – ihtiyaçlarının karşılandığını ve ifade özgürlüğünden yararlandıklarını garanti altına almaktır. İnsanların ifade özgürlüğünün olmadığı bir toplum demokratik bir toplum olamaz.

Taiwan 2014’de Ayçiçeği Öğrenci Hareketi’ni yaşadı. Büyük öğrenci kitleleri ile birlikte diğer unsurlar meclisin duvarlarını aştı ve bir aydan uzun süre meclis genel kurulunu işgal etti. Bu nedenle Ayçiçeği Öğrenci Hareketi “Taiwan’da demokrasinin utancı” diye adlandırıldı.

DPP ( Demokratik İlerici Parti ) 2016’da iktidara geldikten sonra şiddet kullanan bu göstericileri serbest bıraktı. Lin Fei-fan dâhil bazı önde gelen çete liderlerini partiye katılmaya davet etti. Aslında Lin DPP’nin genel sekreter yardımcı oldu. Bir çete liderinin DPP’nin liderlerinden biri olmasından daha saçma ne olabilir?

ABD uzun zamandır kıta Çin’ini kontrol altına almak için “Taiwan kartını” kullanıyor. Joe Biden yönetimi bu politikaya devam ederek Taiwan sorununda birçok kışkırtıcı hareket yapıyor ve Çin’in içişlerine karışıyor.

Örneğin biden yönetimi Ağustos ayında Taiwan’a 750 milyon değerinde silah satışını onayladı, bu da adadaki “bağımsızlık yanlısı güçleri” ve DPP’yi daha fazla riskli hareketler yapmaya ve Boğazın iki yakası arasındaki ilişkilere daha fazla zarar vermeye cesaretlendirdi ve Beijing ile Washington arasındaki zaten yüksek olan gerginliği artırdı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Ekim ayında ülkeleri Taiwan’ın Birleşmiş Milletler’e katılmasını desteklemeye çağırdı. Biden ise olayları daha da kötüleştirmek için, ABD’nin, Beijing’in adayı anavatanla birleştirmeye çalışması durumunda Taiwan’ı savunacağını söyledi.

ABD adayı “demokrasi” toplantısına davet ederek bir kez daha kendi güç oyununda kullanıyor. Bu “Soğuk Savaş” anlayışı sadece Taiwan Boğazının iki yakası arasındaki gerginlikleri artırır ve bölgedeki durumu kötüleştirir.

Bütün bunlar ABD’nin kıta Çin’ini kontrol altına almak için “Taiwan kartını” oynamaya “bağımlı” hale geldiğini gösteriyor.

Taiwan sorunu Çin ABD ilişkilerinde en önemli ve en hassas sorundur. Kıta Çin’i Taiwan ile, barışçı biçimde yeniden birleşmeyi gerçekleştirme tutumunu asla değiştirmedi. Hiçbir barışçı seçenek kalmaması durumunda güç kullanarak dahi olsa. Kıta Çin’i hiçbir kişi, örgüt ya da siyasi partinin Çin ulusunun herhangi bir parçasını bölmesine asla izin vermeyecek.

Bu nedenle, Çin’in içişlerine her türlü karışma girişimi ya da herhangi bir ülkenin ona meydan okuması başarısız olmaya mahkûmdur.