Haberde tarafsızlık mümkün mü? Bu sorunun yanıtını tarafsız olduklarını iddia edenlerden dinlemek ilginç oluyor. Daha doğrusu haberlerini okurken veya dinlerken gülümsemeden edemiyorsunuz.

Mesela programının adı bir gazetecilik kuralı olan Cüneyt Özdemir. Anlatımına şiirsel bir hava da katmaya çalışan Özdemir, YouTube’daki 5N1K programında pandemide gelinen son noktayı anlatıyor. “Uzun ve meşakkatli bir süreçten ufak tefek yalpalamalarla alnımızın akıyla çıktık” diyor. “97 bin canımızı kurban verdiğimizi” önemsiz bir ayrıntı gibi aktardıktan sonra “diğer ülkelerle kıyasladığınızda hastane koridorlarında ölen olmamasını” büyük bir başarı olarak vurguluyor.

“Fedakârlığı, çok çalışması ve bu süreçteki önderliğinden dolayı Fahrettin Koca’ya teşekkür etmek hepimizin boynunun borcu” diyerek selam çakmayı da unutmuyor. BioNTech kullanımının başarının sırrı olduğunu iddia ederek, “Türkiye ve Batı ülkeleri başarılı oldu” derken 9 aşı kullanıldığını hatırlatıyor ve “Çin başarısız oldu” sonucuna varıyor.

Çin’in “sıfırlama politikası” doğrultusunda aldığı karantina önlemlerine değinirken, o meşhur sözde “otoriterlik” eleştirisini yineliyor. “Evlerde, iş yerlerinde isyan var ama tabii dışarıya sızan hiçbir şey yok”. Bu ifadeden sonra Beijing’deki bir “gazeteciye” bağlanıyor, o da son verileri aktarıyor.

ABD’Yİ PAS GEÇTİ

Hemen bir hatırlatma yapalım. Özdemir, Türkiye ve Batı dünyasına övgüler dizip Çin’i eleştirirken yaşadığı Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) hiç bahsetmiyor, ki pandeminin en ciddi olduğu ülke orası. Mesela 1,5 milyar nüfuslu Çin’de toplam vaka sayısı 1 milyon 40 bin. Toplam can kaybı da 5 bin 128. 330 milyon nüfuslu ABD’de ise vaka sayısı 81 milyon 400 bini, can kaybı da 993 bini aştı.

Çin’deki önlemleri bir şekilde eleştirmeye çalışanların ABD yönetiminin pandemiyle mücadeledeki performansı konusunda sözleri var mı? İngiliz yayın kuruluşu BBC de Çin’in “sıfırlama politikasını” eleştirirken insan hayatını değil, ekonomiyi öne çıkarıyor. İnsanların ölmesi diye bir kaygıları yok, ekonominin tökezlemesinden endişe ediyorlar.

PRO-ÇİN VEYA ANTİ-ÇİN

Beijing’de yaşayan bazı yabancı gazeteciler eğer Çin kurumunda çalışıyorlarsa kurumlarının adını “propaganda çağrıştırmaması” için kullanmamayı tercih ediyorlar. Haber ve yorumlarında “pro-Çin veya anti-Çin” olmama iddiasındalar. Maalesef bunun gerçekleşmesi işin doğasına aykırı.

Haber konunuzu seçtiğiniz andan itibaren tarafsızlık ortadan kalkıyor ve bu durum haberin hazırlanmasında ve sunuşunda iyice belirginleşiyor. Seçtiğiniz detaylar, bunlara ayırdığınız yer tarafınızı belirliyor.

Mesele aslında Çin veya ABD değil, olaylara hangi dünya görüşüyle baktığın. Ne kadar tarafsız olduğunu, ideolojilerden bağımsız olduğunu iddia edersen et, Cüneyt Özdemirlerin çizdiği tabloya itirazın yoksa, onların değirmenine su taşımış oluyorsun.

Girişteki sorunun yanıtını Columbia Gazetecilik Okulu’ndan Profesör Michael Schudson’ın “Gazetecilik Neden Önemli?” kitabından aktaralım: “Tarafsız gazetecilik, diye bir şey yok ve olmayacak da.”

Kamil Erdoğdu