Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, küresel çip krizini ve sonuçlarını değerlendirdi.

Çip krizinin ülkeler arasında tehdit unsuru haline dönüştüğünü belirten Altay Atlı, ticaret savaşlarının teknoloji alanına yansımalarını yorumladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 2018 yılında başlattığı ticaret savaşının çip krizine yansımalarını aktaran Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Çipler herkesin üretemediği farklı özellikleri olan, ekonomide birçok üründe kullanılması gereken parçalar. Telefonlardan tutun oyun konsollarına kadar çiplere ihtiyacınız var. Bir telefon üreticisinin bu çipi üretmesi beklenmiyor, firmalar bunları başka yerlerden tedarik ediyor. Buna sahip olan tedarikçinin bunu satın almak isteyenlere karşı kullandığını gördük ayrıca ABD-Çin arasındaki rekabette bu sıklıkla oluyor. ABD tarafından Çin firmalarına karşı birtakım ulusal güvenlik bahaneleri nedeniyle kısıtlamalar getirildi. Çin firmalarının bazı ABD ve Avrupa piyasalarına girişi engellendi. ABD’li çip üreticilerinin Çinli firmalara satış yapması yasaklandı. Üçüncü ülkelerde de ABD teknolojisi kullanılan çiplerin Çin’e satışına engellemeler getirildi. Bunun teknolojiye yansıması oldu, Çinli firmalar zor duruma düştüler. Birçokları üretimi durdurma noktasına geldiler.

ÜLKELER ÇİP KONUSUNDA KENDİ KENDİNE YETER HALE GELMEYE ÇALIŞIYOR

Bu sadece ABD ile Çin arasındaki değil bütün dünyada olan bir durum mesela Japonya ve Güney Kore arasında da bunu görüyoruz. Güney Kore’de bir mahkeme Güney Kore 1910 yıllarında Japon işgali altındayken Japon firmalarının burada insanları köleleştirdiği kararını aldı. Bu firmaların çoğu şu anda da mevcut. Bunlara karşı birtakım yaptırımlar getirileceği bildirildi. Japon tarafı iddiaları kabul etmedi ve bu sorunların 1960’lı yıllarda çözüldüğünü belirtti. Japonya, Güney Kore’deki büyük firmalara Japon firmalar tarafından yapılan çip satışlarına engel getirdi. Bir nevi ihracat kontrolleri getirildi bunlar da Güney Koreli firmaları zor duruma soktu. Ülkeler artık çip alanında da kendi kendine yeter hale gelmeye çalışıyorlar.

Çin başta olmak üzere ülkelerin kendi kendilerine yetecek kapasiteye ulaşmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu konuda basına yeni haberler yansıdı. Örneğin, Çin’in en büyük Çip üreticisi SMIC’nin 5 milyar dolarlık bir yatırımla daha fazla çip üreteceği ilan edildi. SMIC, ABD yaptırımlarına maruz kalan bir firma. SMIC, Çin’in en büyük çip üreticisi aynı zamanda dünyada da beşinci sırada.

AVRUPA KÜRESEL ÜRETİMİN YÜZDE 20’SİNİ HEDEFLEDİ

Ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların müttefikler arasında da yaşandığını görüyoruz. ABD ile Japonya arasında birtakım anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Dolayısıyla sadece jeopolitik rekabet için değil yakın ilişkide olan ülkelere bile bağımlı kalmamak öne çıkıyor. Avrupa Birliği’nden (AB) bu konuda bir haber geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın 2030 yılına kadar küresel çip üretimindeki payını yüzde 20’ye çıkarmaya hazırlandıklarını bildirdi. Avrupa’da çip yasası da var, bununla birlikte çip üretiminin teşvik edilmesi düşünülüyor. Avrupa’nın şu andaki dünyada çip üretimindeki payı yüzde 9 civarında bunu yüzde 20’ye çıkarmayı planlıyorlar. Avrupa’da 15 milyar Euro’luk yeni yatırım yapılması öngörülüyor. Avrupa’nın dışa bağımlı kalmak istememesi, Avrupalı firmaların çip ihtiyacını karşılayacak girişimi söz konusu.

2021’DE HEDEFLENENDEN 8 MİLYON DAHA AZ OTOMOBİL ÜRETİLDİ

Ülkelerin artık yeni sloganı kendi kendine yeterliliği. Dışarıdan çipi alabiliyorsanız bile teslim süreleri çok uzadı. Şu an çip siparişi verirseniz size ulaşma süresi 22 hafta, bu günümüzdeki imalat koşullarında kabul edilebilir değil. Sadece Çin firmalarının değil birçok ülkenin firmalarının üretimi kesmek zorunda kaldıklarını gördük. 2021 yılında otomobil üretimi olması gerekenden 8 milyon daha az gerçekleştirildi. Bu da yaklaşık 200 milyar dolarlık bir zarar anlamına geldi. Bunun da sebebi yeteri kadar çip olmaması.”