CGTN / Wang Huiyao

Rusya ve Ukrayna arasındaki mevcut çatışma bir aydan uzun zamandır devam ediyor. Birlemiş Milletler’e (BM) göre, 30 Mart itibarıyla, bu çatışma 4 milyondan fazla Ukraynalının ülkelerinden kaçmalarına neden oldu ve 1 Nisan itibarıyla en az bin 276 Ukraynalı sivilin öldüğü ve bin 981’inin yaralandığı biliniyor. Avrupa 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük mülteci akını ile karşı karşıya. Sadece küresel enerji kaynakları ve ticari faaliyetler etkilenmedi, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan Avrupa güvenliği ve uluslararası sistem de tehdit edildi. Bir noktada, Rusya hatta hayatta kalması tehdit altına girerse nükleer silah kullanabileceğini bile belirtti.

Devam eden Covid-19 salgını Rusya-Ukrayna çatışması ile birlikte insan soyunu yeni bir Bretton Woods anı ile yüz yüze getirdi. İnsanlığın geçen 77 yılda barışı nasıl koruduğunu ve neden tekrar savaşın eşiğine geldiğini düşünmek zorundayız. Temmuz 1944’te toplanan Bretton Woods Konferansı, savaş sonrasında yeni bir uluslararası para sisteminin kurulmasını destekleyen, uluslararası para sistemini idare etmek için Uluslararası Para Fonu (IMF) ve (Dünya Bankası’nın selefi olan) Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası gibi uluslararası kurumları kurdu. Onlarca yıl dünya ekonomik manzarası Genel Gümrük ve Ticaret Anlaşmasını da içeren Bretton Woods sistemi temelinde gelişti ve şimdi de Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verimli bir açıklık, ticaret, refah ve istikrar devresine katkıda bulundu. Küresel ticaret 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünya barışının en büyük dengeleyicisi oldu.

EKONOMİK KÜRESELLEŞME DÜNYANIN GELİŞMESİNDE BÜYÜK BİR EĞİLİM

2. Dünya Savaşının sonunda, ticaret küresel Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) sadece yüzde 5’ini oluşturuyordu. Küresel doğrudan yabancı yatırım 1950’den 1970’e 8 kat arttı. Önceki yüzyılın sonunda toplam küresel ithalat ve ihracat küresel GSMH’nin yüzde 50’sini oluşturdu. 1950’de küresel ithalat ve ihracat toplam 61 milyar dolar oldu, toplam küresel ticaret 2021’de 466 kez artarak 28,5 trilyon dolara ulaştı. Ancak son yıllarda uluslararası güç dengesi değişirken uluslararası askeri ittifakların rolü arttı. Örneğin, NATO doğuya doğru 5 kat genişledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) muhtemelen Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Hindistan ile çok taraflı askeri ittifaklar kurarak Asya’da NATO’nun küçük bir benzerini oluşturmak istiyor. Bu, ABD, İngiltere ve Avustralya tarafından zaten kurulmuş olan “AUKUS” güvenlik paktına ek bir şey. Rusya-Ukrayna çatışmasının çıkması askeri ittifaklarla çatışma tehlikesinin artışını gösteriyor. Bu izolasyon ve şüphe nedeniyle yeni bir silahlanma yarışına neden olabilir ve güvenlik ve istikrarı tehdit eden kazara çatışmalar veya bölgesel çatışmalara yol açabilir. Dünyanın DTÖ, IMF, Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ve diğerleri gibi kurumlar aracılığıyla başarılan refah ve kalkınmayı devam ettirmeye ihtiyacı var.

Ekonomik küreselleşme dünyanın gelişmesinde büyük bir eğilim olmaya devam ediyor. Gelecekte. Yeni bölgesel ve dünya savaşlarından kaçınmak askeri ittifaklardansa ekonomik ittifaklara dayanmak anlamına geliyor. Ekonomik küreselleşmenin tezahürleri olarak ekonomik iş birliği ve bölgesel ittifaklar küresel kalkınmanın ihtiyaç ve çıkarları ve uzun dönemde daha fazla istikrara daha uygun. Bu ittifaklar bölgesel avantajları tamamlayan, karşılıklı fayda sağlayan, bölgesel refah ve kalkınmayı artıran ve dostça ilişkiler ile iş birliğini teşvik eden daha büyük birbirine bağlı piyasalar yaratır.

Çin son yıllarda dünyaya karşı daha açık bir tutum benimsedi, ticaret çevrelerini genişletti ve hızlı bir kalkınma sağladı. Bunun parçaları çinin liderliğindeki Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Asya Yatırım Bankası ve Çin-Afrika İş Birliği Forumu’dur. Çin ayrıca Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’na katıldı, Çin-Avrupa Yatırım Anlaşmasını imzaladı ve Kapsamlı Gelişen Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması’nın yanı sıra Sayısal Ekonomik Ortaklık Anlaşması’na üyelik için başvurdu. Çin şu anda 130’dan fazla ülkenin en büyük ticaret ortağı. Çin uluslararası ekonomik ve ticari iş birliğini derinleştirerek ve uluslararası kurallara daha fazla uyum sağlayarak, karşılıklı fayda yaratmak için daha fazla potansiyeli serbest bıraktı ve diğer ülkelerle daha fazla iş birliği yaptı ve kendi beklentilerini dünyanın her yerindeki ülkelerin beklentilerine bağladı ve bu da iyi niyet ile güven yaratma konusunda başarılı oldu.

ÇİN İLE ABD ARASINDA BÜYÜK BİR İŞ BİRLİĞİ ALANI VAR

Çin ile ABD arasında büyük bir iş birliği alanı var. ABD ve Avrupa’nın Rusya-Ukrayna çatışmasında oynadığı büyük rolü dikkate alınırsa, Çin’in potansiyel tarafsız arabulucu rolü öne çıkıyor. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping daha fazla insani yardım sağlama niyetini ifade etti ve bütün tarafları Rusya ile Ukrayna arasında diyalog ve müzakereleri desteklemek için birlikte çalışmaya çağırdı. Bu bakımdan, Çin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 5 daimi üyesi, Ukrayna ve AB’nin dâhil olduğu BM çerçevesinde bir çok taraflı görüşme mekanizması kurulması ve iki taraf arasında ateşkes sağlanması için çalışabilir. Bu sonunda Avrupa’ya istikrarı geri getirir ve ateşkesten sonra istikrarsızlığa geri dönülmesi potansiyelini azaltır.

İş birliği imkânı olan diğer uluslararası alanlar altyapı, iklim ve karbon nötrü içeriyor. Çin ile ABD’nin bütün dünyadaki ülkelerle birlikte kalkınma projelerinin bütünleştirilmesi ve ekonomik çıkarların birbirine bağlanmasını artırmak için birlikte çalışması gerekir. Bu taraflar Kuşak Yol İnisiyatifi, Daha İyi Dünyayı Kurma ve AB Küresel Yol gibi altyapı girişimlerini desteklemek, üçüncü taraf piyasa iş birliğini güçlendirmek ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde altyapıyı geliştirmekte iş birliği yapmak için birlikte çalışması gerekir. Asya Altyapı Yatırım Bankası öncülüğü ele alma ve Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, İslam kalkınma Bankası, Afrika Kalkınma Bankası ve İnter-Amerikan Kalkınma Bankası ile altyapı ve iklim değişikliğine odaklanmak için küresel bir altyapı yatırım bloku kurmak için birlikte çalışmayı düşünmesi gerekir.

ABD, Hint-Pasifik bölgesinde ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya’yı içeren bir dört uluslu ittifak (QUAD) yaratmaya çalışıyor. Hindistan bunun ekonomik iş birliğini güçlendirme anlamına geldiğini vurguluyor. Bu bakımdan, Çin ile Hindistan arasındaki ticaret ve iş birliğini güçlendirirken, Çin ve ABD için aynısını Asya-Pasifik bölgesinde de de yapmak mümkündür. Doğru koşullarda, bütün tarafların iş birliği alanının genişletmek ve karşılıklı anlayış ile güveni artırmak için bölgesel ekonomik gelişme ve ticaret konusunda iş birliği yapabileceği, Çin’i de içeren bir ekonomik mekanizma olabilir.

Dünya giderek istikrarsız, belirsiz ve güvensiz bir yer haline geliyor. Tarih boyunca askeri ittifaklar ve çatışmalar karışıklık ve insani felaketler getirirken, ekonomik iş birliği ve ittifakların bütünleşme, gelişme, karşılıklı güven ve iyi niyet doğurduğu kanıtlandı. Büyük güçler arasındaki artan güvensizlik dikkate alınırsa, belki de Çin, ABD ve Avrupa, Asya ile Latin Amerika ülkeleri barış, istikrar ve refahı sağlamak için küresel ekonomik yönetişimin kurallarını değiştirmeyi, çok taraflı ekonomik ve ticari iş birliğini geliştirmeyi ve ticarette daha olumlu roller oynamayı düşünmesi gerekir.