CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin ve ABD arasındaki Zürih zirvesinin yapıcı bir tonda geçmesi taraflar arasındaki yumuşama eğilimini yansıtması bakımından önem taşıyor. Uzmanlar ekonomik alanda da kimi adımların atılmasını beklerken, ticaret savaşları öncesine dönmenin ise şimdilik mümkün olmadığını dile getiriyorlar.

Çin Halk Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında tansiyonu düşüren gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Çin’in teknoloji devi Huawei’in yöneticisi Meng Wanzhou’nun yurduna dönmesi, ABD Başkanı Joe Biden’ın İklim Özel Temsilcisi John Kerry’nin Beijing temaslarının ardından taraflar İsviçre’nin başkenti Zürih’te bir araya geldi.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi ve Dış İlişkiler Ofisi Koordinatörü Yang Jiechi ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın katıldığı 6 saatlik görüşmemin “içtenlikle” tamamlandığı bildirildi. Beijing ve Washington yönetimleri başta ilişkilerin “rekabet” mi “iş birliği” temelinde ilerlemesi gerektiği gibi konularda kesin uzlaşı sağlayamasa da risklerin sorumlu biçimde yönetilmesi hususunda mutabık kaldı. Çin’in Global Times gazetesi görüşmenin “olumlu sinyaller” verdiğini aktarırken, ABD’nin Washington Post gazetesi “ABD-Çin arasında yumuşama dönemine mi giriliyor” başlığını tercih etti.

ABD: AMACIMIZ TANSİYONU YÜKSELTMEK DEĞİL

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden arasında 10 Eylül’de yapılan telefon görüşmesinin şekil verdiği sürecin bir yansıması da ticaret cephesinde yaşanıyor. Hafta başında Stratejik ve Uluslar arası İlişkiler Merkezi’nin (CSIS) etkinliğinde konuşan ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, Beijing yönetimi ile yolları ayırmak değil köprü kurmak istediklerini vurguladı. Tai, Çin ile birinci faz ticaret anlaşmasını yeniden masaya yatırmak istediklerini belirterek “Amacımız tansiyonu yükseltmek değil.” mesajı verdi.

Çin’in ABD ile olan toplam ticareti bu yılın ocak-ağustos döneminde yüzde 9 düşerek 2,42 trilyon yuana (340 milyar dolar) düşerken, Çin lehine ticaret fazlası yüzde 7,7 artarak 1.33 trilyon yuana ulaştı.

PRAGMATİK MÜZAKERELER BAŞLAYABİLİR

ABD’den ticaret müzakerelerine yeniden kapı açması Çin kamuoyunda da tartışmaları beraberinde getirdi. Çin Ticaret Bakanlığı’na bağlı araştırma merkezinin bir dönem başkanlığını yapan Huo Jianguo, Biden yönetiminin selefi Donald Trump gibi agresif olmadığını ve diyalog sinyalleri gönderdiğini söyledi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Gao Lingyun da Global Times gazetesine verdiği demeçte “ABD, Çin ürünleri için hiçbir alternatif olmadığı ve endüstri zincirlerinin Çin’den zorla hareket ettirilemeyeceği göz önüne alındığında, ikili ticaret sürtüşmesini daha pragmatik bir şekilde çözmesi gerektiğini fark etmiş olabilir. “ değerlendirmesinde bulundu.

Amerikan Ticaret Odası tarafından Shanghai kentinde yapılan yakın tarihli bir çalışma Çin’de faaliyet gösteren ABD’li şirketlerin kazanç konusunda iyimser olduğunu ve Çin’e daha fazla yatırım yapmayı planladıklarını gözler önüne sermişti. Ankete katılan 125 firmadan 72’si önümüzdeki 3 yıl içinde üretimi Çin’de üretime devam edeceklerini bildirirken, katılımcıların hiçbiri fabrikalarını Amerika’ya taşımak niyetinde olmadığının altını çizmişti.

BİR GECEDE ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL

Çin ve ABD hattında ticarette yumuşama mesajları gelirken, tüm sorunların ise bir gecede çözülmesi beklenmiyor. Zira Biden yönetimi 370 milyar dolar tutarındaki tarifeleri korurken, Çin’in ticaret müzakerelerinde verdiği alımları artırma sözünü tatmin edici bulmuyor. Buna karşın Beijing tarafı ise ABD’nin ticaret savaşları vasıtasıyla Çin’in teknoloji alanında yükselişini engellemek istediğinden ısrarcı.  Huo bu bağlamda “ABD’nin Huawei gibi teknoloji firmalarına dönük baskısı tarafların normal ekonomik ve ticaret müzakerelerinin önünü tıkıyor.” diye konuştu.

Çin’in teknoloji devi olarak bilinen Huawei, Trump yönetimi tarafından ticari kara listeye alınmadan önce, ABD çip endüstrisinin en büyük müşterilerinden biri konumundaydı. Basında çıkan haberlere göre, dünyanın en büyük telekom ekipmanı üreticisi olan Huawei, ABD’den çip ithal etmek için yılda yaklaşık 12 milyar dolar harcadı ve 40 bin Amerikalıya istihdam fırsatı sundu.