Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

“10 Büyükelçi Krizi” ile ilgili gelişmelere değinen İsmet Özçelik, “Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başını çektiği 10 büyükelçinin Osman Kavala ile ilgili açıklamaları sonrası Erdoğan’ın tepkisi oldu ve büyükelçilerin istenmeyen adam olması için talimat verdiğini söyledi. Hafta sonu mekik diplomasisi oldu ve bir açıklama yapıldı. ABD büyükelçilik sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ilginç bir detay vardı; Türkçe yapılan açıklamada ‘ABD, Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesine riayet etmeyi teyit eder.’ denildi. Oysaki İngilizce yapılan açıklamaya baktığınızda başka bir şey görüyorsunuz; ‘ABD, diplomatik ilişkiler hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesine uymaya devam edeceğini teyit eder’ yani bu ikisi birbirinden çok farklı. Öte yandan New York Times’da 10 büyükelçi olayı analiz edildi. İfade aynen şu; ‘Mektubun arkasındaki itici güç, Erdoğan’ın insan hakları ihlallerine karşı devletleri açıkça sesini yükseltmeye çağıran Biden yönetimiydi’ hatta gerekçesi de açıklanmış; ‘Son yıllarda Erdoğan, NATO’daki müttefikleri olduğu varsayılan Batılı ülkelerle sık sık ihtilafa düştü. En belirgin olarak, Suriye’de Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği Kürt grubuna verdiği destek konusunda Washington ile durumu kan davasına çevirdi. Ayrıca, Türkiye’nin gelişmiş hava savunma sistemi satın alması ile artan Rusya ile yakınlaşması hususunda ABD ile çatışmaya devam etti’ Bence her şey açık görünüyor. Türkiye bir krize sürüklendi. Burada amaç iktidarı zor durumda bırakmaktı. Sonrasındaki anlaşmada her ne kadar iki tarafta birbirini geri adım atmakla izah etse de durum biraz Türkiye açısından sıkıntılı gözüküyor.” diye konuştu.

IRAK VE SURİYE TEZKERESİNİN YANKILARI

Irak ve Suriye tezkeresinin Meclis’ten geçmesini değerlendiren Özçelik, “Tezkereye daha önceleri CHP ‘evet’ oyu vermişti. HDP hep ‘hayır’ oyu vermişti. Şimdi CHP birden ‘hayır’ oyuna döndü. CHP bunun için de 14 maddelik bir açıklama yayınlayıp bazı sorular sordu ama bunlar çok belirleyici değil. Bir önceki yıl ‘evet’ oyu verilen benzer bir tezkereye ‘hayır’ oyu vermek ne anlama geliyor? Bu değişiklik nerden kaynaklanıyor? Şimdi herkes bunu tartışıyor. Bazı siyasetçiler HDP ile yürütülen ittifak çalışmalarına bağlıyor. Bazıları muhalefete destek veren ABD’nin isteği olduğunu söylüyor. Bu konu ile ilgili bazı CHP’li milletvekilleriyle konuştum. Onlarda net bir şey söyleyemediler, ikna edici bir yanıt alamadım. Bu arada dikkat çekici bir durum oldu. Millet İttifakı birçok konuda birlikte oy veriyordu. Bu anlamda Millet İttifakı’nda bir çatlak oluştu.  Öte yandan, CHP’nin ‘hayır’ oyu vermesi kendi içinde hasar yaratır mı? Buna bakmak lazım. Görüştüğüm özellikle parti içindeki muhaliflerde biraz serzeniş vardı. Ne kadar büyüteceğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

BARTHOLOMEOS’UN ABD ZİYARETİ

Gazeteci İsmet Özçelik, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un ABD’deki temasları içinde şunları söyledi:

Fener Rum Patriği Bartholomeos’un genelde Türkiye aleyhinde çalıştığı kamuoyunca çok bilinen bir şahsiyet. Türkiye’den bazı istekleri var. Şu anda Fatih Kaymakamlığına bağlı dini merkez. Bunu genişletmek ve etkin hale getirmek istiyor. İsterini hep ABD’ye şikâyet ederek onlardan Türkiye’ye baskı uygulayarak gündeme getiren biri. Sık sık ABD’ye giderek kendi isteklerinin gündeme getirilmesini sağlamaya çalışıyor. ABD’de üst düzeyde karşılanıyor, ABD Başkanı ile Dışişleri Bakanı ile görüşüyor. Dikkat çekici olan ise bu kişiye, Türkiye’nin Washington Büyükelçisinin kahvaltı vermesi yani bir anlamda özel bir önem vermesi. Bu yemeğe Yunanistan Büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşar yardımcısı da katıldı. Bu kahvaltı Türkiye’de eleştirildi. ‘O Türkiye’yi şikâyet ederken, Türkiye ona kahvaltı veriyor’ diyenler oldu. Bu arada kahvaltının Biden görüşmesi öncesi olması benim dikkatimi çekti.”