Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Güller, Türkiye-Amerika Birleşik Devleri (ABD) ilişkilerindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’nin önde gelen 20 büyük şirketinin yöneticileriyle video konferans yöntemiyle bir toplantı yaptığını hatırlatan Güller, “Toplantıda Erdoğan, Amerikan şirketlerine hem Türkiye adına hem de Türk milleti adına teşekkür etti. Bu açıklamasının ardından işin esası olan 14 Haziran’da Biden ile yapacağı görüşmeye ilişkin mesajını verdi. Erdoğan, ‘Sayın Biden ile NATO Zirvesi’nde gerçekleştireceğimiz görüşmenin yeni dönemin habercisi olacağına inanıyorum.’ dedi. Bu şirketlerle yapılan görüşme esas olarak Biden ile yapılacak görüşmenin ön hazırlığıydı. Zira Ankara’nın Washington ile Erdoğan’ın çok istediği şekilde beyaz sayfa açabilmesinin yolu kuşkusuz öncelikle ekonomik tavizlerden, yabancı şirketlere iç pazarda kolaylıklar sağlanmasından geçiyor ki, Erdoğan’ın da Amerikan şirketlerine yatırım ve teşvikler konusunda birtakım imtiyazlar sağlanma noktasında mesajlar verdiği basına yansımış oldu. Bu arada ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın Türkiye ziyareti var. Bu ziyarette Erdoğan-Biden görüşmesinde ele alınacak konuları belirlemeye çalışacaklar.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN ABD İLE PEK ÇOK MESELESİ VAR”

Türkiye’nin ABD ile pek çok meselesi olduğunu belirten Mehmet Ali Güller, “ABD’nin, PKK’ya verdiği silah ve teçhizat yardımları, FETÖ’ye sağladığı siyasal koruma durumu, 15 Temmuz’un arkasında en azından ABD’den bir kanadın olduğuna dair güçlü kanıtlar, S-400 ile bağlantılı yaptırımlar, Biden’ın soykırım açıklamaları, Rıza Zarrab’ın şantaj malzemesi olarak kullanılması gibi pek çok konu var. Şimdi bunlardan hangisi çözüldü ki, Erdoğan, Biden ile NATO Zirvesi’nde yapacağı görüşmenin yeni bir dönemin habercisi olacak inanıyor. Doğrusu anlamak mümkün değil. Çünkü sorunların hiçbirinin çözülme ihtimali görünmüyor. Bu sorunların hepsi yerinde duruyor. Bu sorunlar yerinde durmasına rağmen ‘Biz ABD ile beyaz sayfa açacağız’ diyorlarsa bunun adı da maalesef teslimiyet olur.” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINDA ÇOK KÖKLÜ BİR DEĞİŞİKLİK OLMASININ FATURASI AĞIR OLABİLİR”

Gazeteci Mehmet Ali Güller, Cenevre’de gerçekleşecek Erdoğan-Biden görüşmesinin yansımalarına ilişkin ise şunları söyledi:

“14 Haziran yaklaşırken Türkiye’nin dış politikasında çok köklü bir değişiklik olmasının faturasının ağır olabileceği bir döneme doğru yaklaşıyoruz. Burada ısrarla yeni dönem habercisi, beyaz sayfa çağrısı vs… gibi açıklamalar yapmak, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde sıkıntılı bir noktaya doğru gideceğini gösteriyor. Türkiye’nin ABD’nin dayattığı o eski ilişki biçimine yeniden dönmesi bugün ‘Erdoğan’ın iktidarını korumasını sağlayabilecek mi?’ göreceğiz ama ondan bağımsız olarak maalesef o eski ilişki biçimi Türkiye için ‘bağımlılık’ ilişkisi olması nedeniyle hiç de iyi olmayacak. Türkiye’yi çok sıkıntılı bir noktaya getirecek. O nedenle umarız, Türkiye’nin dış politika geleneğinin köklerinde bulunan ‘bağımsızlıkçılık’ biraz baskın gelir. Erdoğan yönetiminin yeniden ABD ile o türden ilişkiye girmesine en azından itiraz ederler, diye bekliyoruz.”