Aralık ayı başında açılan bir fotoğraf sergisiyle Asya’nın bir ucundaki Doğu Çin Denizi’nin liman kenti Tianjin’den tam öbür uçtaki Ege Denizi’nin liman kenti İzmir’e sıcak bir selam yollandı. Çin ve Türkiye arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının 50. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergi aynı zamanda İzmir ile Tianjin arasında “kardeş kent” ilişkisi kurulmasının üzerinden 30 yıl geçtiğini de işaret ediyordu. Tianjin Yabancı Dostluk Derneği ve Tianjin Kültür Turizm ve Fotoğrafçılık Derneği tarafından düzenlenen “Haihe Nehri-İpek Yolu Aşkı” başlıklı Tianjin-İzmir Fotoğraf Sergisi, 100 esere ev sahipliği yaptı ve iki kenti tüm boyutlarıyla, tüm renkleriyle tanıttı.

İdari yapısında 23 eyalet, beş özerk bölge ve iki özel idari bölge bulunan Çin’de dört kent de “merkeze doğrudan bağlı” bir yapıya sahip. Beijing, Shanghai ve Chongqing’le birlikte Tianjin de bu kentlerden biri.

Başkent Beijing’e trenle 40 dakika, kara yoluyla yaklaşık bir buçuk saat mesafede bulunan Tianjin, bir liman kenti olarak Kuzey Çin’in en büyük endüstri bölgesi ve ticaret merkezi. Petrol, gaz ve tuz kaynakları hayli zengin. Haihe Nehri’nin beş kolunun buluşarak denize döküldüğü noktada yer alan 10 milyon nüfuslu kent, tarih boyunca su taşımacılığıyla ön plana çıkmış. Yani her anlamda, özellikle dışa açıklığıyla İzmir’e çok benziyor. Yabancı iş insanlarının, mühendislerin, bilim insanlarının en yoğun olduğu Çin kentlerinden biri olduğu söylenebilir.

Yıl boyunca dört mevsimin yaşandığı ılıman iklime sahip Tianjin, çiçeklerin açtığı ilkbahar ile cadde ve sokakların dökülen sararmış yapraklarla ayrı bir güzelliğe büründüğü sonbaharda çok çekici bir görünüme kavuşmasıyla da ün kazanmış durumda.

İZMİR’İN DÖRT ÇİNLİ KARDEŞİ

Tianjin’in İzmir’le kardeş kent ilişkisi 1991 yılında kuruldu. Bu bakımdan Türkiye-Çin kentleri arasındaki bu özel ve kapsamlı dostluğun en erken başladığı yerleşim yeri olma özelliğine sahip. Yabancı öğrencilerin de yoğun rağbet ettiği Tianjin Üniversitesi son yıllarda geniş bütçe ayrılan yapay zekâ çalışmalarıyla adından çok söz ettirmekte. Bir süre öncesine kadar başkent Beijing’in gölgesinde kalmış olmakla birlikte günümüzdeki Tianjin, geleceğe göz diken Çin kentlerinden başlıcası niteliğinde.

Tianjin’in dışında İzmir’in kardeşlik ilişkisi kurduğu üç Çin kenti daha var:

-Covid 19 salgınıyla birlikte tüm dünyanın gözünü diktiği, “Çin’in Chicago’su” olarak tanımlanan Wuhan.

-Güneydoğu Çin’in en uç noktasında yer alan, kadim Deniz İpek Yolu’nun geçit noktalarından, Çin deniz ticaretinin kalbi işlevi görmüş olan ve üniversitesiyle de meşhur Xiamen.

-Güneybatı Çin’in acılı yemekleriyle meşhur Sichuan eyaletinin başkenti, pek çok özelliğinin yanı sıra panda yetiştirme ve koruma alanlarıyla tanınan, kâğıt paranın Çin’de ilk kullanıldığı yer olarak kayıtlara geçmiş bulunan Chengdu.

KONYA’DAN HENAN’A, MARDİN’DEN GOLMUD’A

Söz açılmışken, İzmir-Tianjin dışında da kardeş olan Türkiye ve Çin kentlerinin dökümünü vermeden geçmeyelim:

1-Afyonkarahisar: Yunfu

2-Antalya: Kunming, Haikou, Guilin

3-Alanya: Fushun

4-Bandırma: Tongxiang

5-Bursa: Anshan

6-Denizli: Jiaozhou

7-Eskişehir: Changzhou

8-İstanbul: Shanghai, Xian

9-Kahramanmaraş: Yiwu

10-Karadeniz Ereğli: Jinhua

11-Kırıkkale: Lanzhou

12-Konya: Henan

13-Mardin: Golmud

14-Trabzon: Rizhao

İki kardeş ülkenin kardeş kentleri şimdilik bunlar. Sayının artmasının önünde hiçbir engel bulunmadığı ise net olarak görülmekte.

Tunca Arslan