China Daily / Lin Boqiang

Dünya nefesini tutmuş Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginliğin dinmesini bekliyor. İki ülke arasında artan gerginlik, Rusya büyük bir enerji üreticisi ve ihracatçısı olduğu ve Rusya petrol ile gazının büyük bir bölümü Avrupa’ya Ukrayna üzerinden gittiği için uluslararası enerji piyasalarını da sarstı.

Rusya Enerji Bakanı Nikolai Shulginov’un söylediği gibi, Rusya’nın 2021’deki petrol üretimi muhtemelen 517 milyon tona ve küresel üretimin yüzde 11,7’sine ulaşacak. Rusya geçen yıl ayrıca 761 milyon metreküp doğal gaz üretti. Dolayısıyla Rusya-Ukrayna anlaşmazlığının küresel petrol ve gaz piyasalarına büyük bir darbe vuracağı açık. Çeşitli faktörlerin birleşmesi nedeniyle özellikle de Rusya-Ukrayna gerginliği nedeniyle küresel petrol ile doğal gaz fiyatları hızla arttı ve hem Brent Ham Petrol ve Batı Teksas Ara Ham Petrol varil fiyatları 90 dolara çıktı.

YAPTIRIMLAR AĞIRLAŞABİLİR

Küresel enerji talebinin yüzde 33’ünü karşılayan petrol jeopolitik çatışmalar nedeniyle kısa dönemli etkilere açık. Bu nedenle gözlemciler Ukrayna-Rusya anlaşmazlığının petrol arzını etkileyebileceğinden, fiyatları artıracağından korkuyor. Rusya OPEC+’nın önemli bir üyesi (bu 2007’den bu yana OPEC ile birlikte petrol piyasalarına arzda düzeltmeler yapar petrol üreticisi ülkeler ittifakı) ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) sonra dünyanın ikinci büyük petrol üreticisi. Örneğin, 2021’de Rusya’nın ortalama günlük petrol üretiminin 10,5 milyon varil olduğu hesaplandı. Bu Rusya-Ukrayna anlaşmazlığının küresel petrol arzı üzerindeki etkisinin düzeyi hakkında bir bilgi verebilir. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’ne göre, OPEC+’nın geri kalanının üretim kapasitesinin 2022’nin sırasıyla birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü çeyreğinde günde 4,22, 4,08, 3,75 ve 3,74 milyon varil olması bekleniyor. Bu Rusya’nın ortalama üretiminin yarısından az.

Sorun şu ki, eğer Moskova ile Kiev arasındaki anlaşmazlık daha da kötüleşirse, Batı muhtemelen Rusya’ya daha ağır ve daha fazla yaptırımlar koyacak bu da Rusya’nın petrol ihracatını azaltacak ve küresel piyasalarda ham petrol kıtlığına yol açacak ve sonuçta petrol fiyatlarında hızlı bir artışa neden olacak. Mevcut ham petrol fiyatları 2014’den bu yana en yüksek düzeyde ve daha fazla bir artış zaten korkutucu olan küresel enflasyon düzeyini daha da artıracak, bu bütün tarafların kaçınmak istediği bir senaryo.

Küresel enerji talebinin yüzde 24 kadarını karşılayan doğal gaza gelince, Avrupa Rusya doğal gazına büyük ölçüde bağımlı ve Ukrayna Rusya doğal gazının Avrupa’ya naklinde önemli bir merkez. Rusya Avrupa doğal gazının yüzde 35 kadarını veriyor, bunun büyük kısmı da Ukrayna’dan geçiyor. Bu yüzden eğer Rusya-Ukrayna gerginliği açık bir çatışmaya neden olursa Rusya doğal gazının Avrupa’ya gönderilmesi ciddi biçimde etkilenecek. Ukrayna’yı atlayarak Baltık denizi üzerinden Kuzey Akım 2 boru hattı ile Rusya’dan Almanya’ya doğal gaz nakli Avrupa ülkeleri ve ABD’nin protestoları nedeniyle durdu. Ama Rusya’dan Ukrayna üzerinden doğal gaz nakli durursa, Avrupa gaz ihtiyacının büyük kısmını elde edemeyecek. Ve Avrupa’daki doğal gaz kıtlığının etkisi küresel doğal gaz piyasasına sıçrarsa, uluslararası gaz fiyatları çok büyük bir şekilde artabilir.

KRİZ ENERJİ PİYASALARINA ŞOK DALGALARI GÖNDERİYOR

Petrol, doğal gaz ve diğer metaların fiyatlarındaki son aylardaki sürekli artışın asıl sebebi son arz ve talep koşulları hakkında piyasada duyulan endişeler. Genel olarak, jeopolitik anlaşmazlıkların kısa dönemli etkilerinin dışında, petrol ve gaz fiyatları da arz e talebe bağlı. Dolayısıyla gelecekteki petrol ve doğal faz fiyatları hem jeopolitiği hem de küresel arz ve talebi etkileyen Rusya-Ukrayna anlaşmazlığının etkilerine bağlı olacak. Rusya-Ukrayna anlaşmazlığının açık bir çatışmaya yol açıp açmayacağı da ABD ve Avrupa Birliği’nin petrol ile doğal gaz fiyatları ile ilgili tutumuna bağlı. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki son artışlar, ABD ile Avrupa’daki sıradan insanların refahını ciddi biçimde etkiledi. ABD’deki ağır enflasyonu azaltmak için petrol ve gaz fiyatlarını istikrara kavuşturmak Joe Biden yönetiminin birinci önceliği haline geldi. Biden yönetiminin yüksek petrol ve gaz fiyatlarının Amerikan halkı üzerindeki etkileri ile ilgili endişeleri nedeniyle ABD, Rusya’ya daha fazla yaptırım koyma konusunda çok dikkatli davranacak. Ama Rusya-Ukrayna gerginliği giderilmediği sürece, petrol ve gaz fiyatları muhtemelen yüksek olmaya devam edecek. Dolayısıyla enerji bakımından, gerginlikleri halletmek bütün tarafların çıkarına.

Çin’e gelince, anlaşmazlığın neden olduğu yüksek petrol ve gaz fiyatlarının ekonomisi üzerindeki etkisine özel bir önem vermesi gerekir, çünkü petrol ve gaz ithalatına yüksek oranda bağımlı. Rusya, Çin’in ana petrol ile gaz kaynağı ve iki taraf arasındaki stratejik ikili ortaklık nedeniyle, Batı’nın koyacağı yaptırımlar uluslararası ödeme sistemi üzerinde kısıtlamaları içermediği sürece, Rusya-Ukrayna anlaşmazlığının Rusya’nın Çin’e enerji ihracatı üzerinde çok az doğrudan etkisi olacaktır. Fakat Çin muhtemelen Rusya-Ukrayna gerginliği nedeniyle petrol ve gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar ya da yükselmelerden dolaylı olarak etkilenecek. Yüksek petrol ile gaz fiyatları Çin’in enerji ithalatı maliyetini artıracak ve ekonominin farklı sektörlerinde üretim maliyetlerini artıracak, ekonomik büyümesini yavaşlatacaktır. Düşük karbonlu gelişmeye yoğunlaşsa da Çin enerji güvenliğini dikkate almak ve stratejik petrol ile doğal faz rezervlerine büyük önem vermek ve dolayısıyla acil durumların ortaya çıkmasını engellemeye büyük önem vermek zorundadır.