CRI Türk Dış Haberler Servisi

Doğu Avrupa’da Ukrayna krizinin mimarları arasında yer alan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere, Asya-Pasifik bölgesinde de kışkırtmalara devam ediyor. ABD’li Senatör Bob Menendez tarafından hazırlanarak Senato’da kabul edilen ve Taiwan’a Dünya Sağlık Asamblesi’nde (DSA) gözlemci statüsü vermeyi amaçlayan tasarı ABD Temsilciler Meclisi’ne gönderildi. Amerikan medyasında yer alan bilgilere göre tasarı bu yönde çalışması için ABD Dışişleri Bakanlığına talepte bulunacak.

Washington yönetiminin atacağı adımın geçmişte olduğu bu kez de hezimetle sonuçlanması bekleniyor. Zira 2021 yılında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörlüğü’ne benzer bir çağrıda bulunmuş ancak olumlu yanıt alamamıştı. DSÖ Sözcüsü Margaret Harris yaptığı açıklamada Taiwan Adası’na gözlemci statüsü verilmesi için üye 194 ülkenin çoğunluğuna ihtiyaç duyulduğunun altını çizmişti. ABD’nin yeni hamlesini değerlendiren Çin Devlet Konseyi Taiwan Ofisi Sözcüsü Ma Xiaoguang da DSÖ’nün Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı olduğunu anımsatmış ve Taiwan Adası’nın Çin’in ayrılmaz parçası olduğunu yinelemişti.

“BÖLÜCÜLÜĞE ABD DESTEĞİ”

Çin’e karşı Taiwan kartını diplomasi masasında kullanan ABD, askeri alanda ise tansiyonu yükseltmekten çekinmiyor. Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Alt Komitesi’nde soruları yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, sözde Taiwan Adası’nı savunmak için “asimetrik savunmaya” geçebileceklerini söyledi. Blinken bu kapsamda 2017’den bu yana Taiwan’a Dış Askeri Satış kapsamında 18 milyar dolarlık askeri satış yaptıklarını, Doğrudan Ticari Satışlar kapsamında da 2,5 milyar dolarlık satış gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

ABD’nin provaktif açıklamalarına yanıt Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin’dan geldi. Wang Wenbin, günlük basın toplantısında Çin’in Blinken’ın söz konusu ifadelerinden büyük hoşnutsuzluk duyduğunu ve buna kesinlikle karşı çıktığını söyledi. Wang, 1979’dan bu yana ABD yönetimlerinin “Tek Çin” politikasını izleyeceğini net bir şekilde ifade etmelerine karşın açıklamaların Taiwan Adası’ndaki bölücü güçlere yanlış sinyal gönderdiğini aktardı. Wang, “Taiwan Boğazı’nın iki yakasının birleşmesi, engellenemez bir eğilimdir. Yalnız Tek Çin ilkesi, Taiwan Boğazı’ndaki barış ve istikrarı koruyabilir. İhanet, Taiwan’ı tehlikeli bir duruma sokarken, ABD’ye de dayanılmaz sonuçlar getirecek.” ifadelerini kullandı.

Öte ayandan Amerika’nın Taiwan konusunda tehlikeli adımlarını takip eden İngiltere’nin de askeri gerilime NATO’ya dahil etme çabası dikkat çekiyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, Mansion Hous’da NATO’nun Taiwan gibi yönetimlere daha fazla destek vermesi gerektiğini savundu. “Avrupa’nın savunmasına odaklanan NATO, Pasifik’in korunması ve Taiwan gibi demokrasilerin kendilerini savunabilmesini de sağlamalı” diyen İngiltere Dışişleri Bakanı, Japonya ve Avustralya gibi müttefiklerle daha yoğun iş birliği sağlanması gerektiğini öne sürdü. Truss, “Küresel bir NATO’ya ihtiyacımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

Londra’dan gelen açıklamaları kaba ve küstahça olarak tanımlayan Çin’in İngiltere Büyükelçiliği, ilgili tarafları manipülasyondan uzak durmaya ve ikili ilişkilere zarar vermemeye çağırdı. Konuyla ilgili yayımlanan Global Times gazetesi de makalesinde “İngilizlerin bahsettiği diplomasinin pragmatizmi, giderek oportünizme ve radikalizme dönüştü.” tespitinde bulundu.