Gazeteci ve yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Güller, Ukrayna krizindeki son gelişmeleri ve dünyaya yansımalarını değerlendirdi.

“Dün itibarıyla hem Kremlin’den hem de Ukrayna müzakere heyeti üyelerinden yapılan açıklamalar, teknik birtakım konuların artık görüşülme noktasına geldiği, ilerlemenin sağlanmaya başlandığı şeklindeydi” diyen Mehmet Ali Güller’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna müzakere heyetinin başında olan Mykhailo Podolyak özetle biz artık Devlet Başkanlarının imzalayacağı türden teknik meseleleri görüşüyoruz, demişti. Bu gelişmeler sonrasında gazetelere bir anlaşma, bir taslak ortaya çıktı şeklinde haberler düşmeye başladı. Bunlardan en önemlisi de Financial Times’ın haberiydi. Bu gazetenin haberine göre, 15 maddelik bir anlaşmanın üzerinde çalışılıyor.

Bunun belli maddeleri de basına sızdı. Özetle dikkat çeken şunlar var; bir kere Kiev’in NATO’ya katılma konusu geri çekilecek. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İngiltere ve Türkiye gibi ülkelerin garantörlüğü oluşacak, deniliyor. Fakat Rusların bu garantörlük konusuna itiraz ettiği bilgisi var. Yine Ukrayna müzakere heyetine dayandırılarak Rusya’nın 24 Şubat’tan beri yani askeri harekâtın başladığı günden bu yana ele geçirdiği bölgeleri terk edecek. Bunlar arasında Azov ve Karadeniz bölgesindeki yerler ile Kiev’in doğusu ve kuzeyi de yer alıyor.

Kremlin, Financial Times’ın haberi sonrası bir açıklama yaptı. Rusya garantörlük konusuna değinmeden tabloyu değerlendirdi ve ‘evet ilerleme var ama bu Financial Times’ın ilan ettiği kadar çok da ilerleme değil.’ denildi.

“ESAS TARTIŞILAN KONU TARAFSIZLIK MESELESİ”

Bakıldığı zaman esas tartışılan konunun tarafsızlık meselesi olduğu anlaşılıyor. Ukrayna tarafsız olacak mı, olmayacak mı? Düğüm burada. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova çok geniş kapsamlı bir basın toplantısı yaptı. Zaharova, Kiev yönetimi Ukrayna’nın tarafsız ülkeye dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu ne kadar çabuk görürse Rusya’nın özel askeri harekâtının o kadar çabuk biteceğini söyledi.

Ukrayna’nın tarafsızlık statüsü konusu, düğüm. Bu düğüm aynı zamanda şunu önümüze getiriyor. Hem Kremlin hem de Kiev yönetimi bir süredir tarafsızlık konusunu tartışmaya açmıştı. Şu anda Zelenskiy’in iradesi kendi ellerinde değil. ABD bu iradeyi büyük oranda ele geçirmiş durumda. Zelenskiy’in açıklamalarındaki zikzaklar da bu nedenle yaşanıyor.  

Daha önce, Rusya’nın teklifleri konuşulabilir, tartışılabilir, diyen Zelenskiy bugün şu dört şartı öne sürdü. Birincisi, çatışma sona ersin. İki, güvenlik garantileri istiyoruz. Üç, egemenlik konusu. Dört, toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması konusu.

Tarafsızlık statüsüne ilişkin modeller zikrediliyor. Avusturya ve İsveç modeli gibi. Her iki modelin ortak özelliği şu; bir ülke tarafsız ülke olarak kendi ordusu olacak ama o ülkede yabancı asker ve yabancı üs bulunamayacak. Kremlin’in esas olarak Kiev’den istediği buna benzer bir model olduğu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla Ukrayna’nın önünde böyle bir seçenek var. Ya tarafsızlık statüsünü kabul edip anayasasına yazdırma yoluna girecek ve Zaharova’nın da söylediği gibi o zaman Rusya’nın askeri harekâtının şartları ortadan kalkmış olacak. Ya da ABD sürekli konuya müdahil olup bu işi uzattıkça uzatacak ama işin uzaması Ukrayna’nın Rus saldırılarını püskürtme durumunu değil, tersine Ukrayna’nın daha büyük bedeller ödemesine neden olacak.

“RUSYA, TÜRKİYE’NİN GARANTÖR OLMASINI TERCİH EDECEKTİR”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugün Rusya ve Ukrayna ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, ‘İki ülke ziyaretimden çıkardığım sonuç artık ateşkes umudum biraz daha arttı.’ dedi. Çavuşoğlu, doğrudan 15 maddelik anlaşmaya da atıfta bulunarak ‘Türkiye’nin olası bir anlaşmada Ukrayna’nın istediği şekilde güvenlik boyutunun garantörü arasında olmasına Rusya’nın bir itirazı yok.’ ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu’nun böyle bir açıklama yapması önemli. Burada bir akıl yürütüme yaparsak, Rusya’nın ABD ya da İngiltere gibi bir garantör olmasındansa NATO üyesi olan ama kendisi ile çok iyi bir iş birliği olan Türkiye’nin garantör olmasını tercih edecektir.

ESKİ NATO KURMAY BAŞKANI’NIN AÇIKLAMASI

Eski NATO Kurmay Başkanı İtalyan Korgeneral Fabio Mini’nin bir söyleşisini Aydınlık gazetesi sayfalarına taşıdı. Fabio Mini açıklamasında, ‘Harekât bilinçli olarak yavaş ilerliyor. Bu operasyon ne zamanla ne de hedeflerle sınırlı değildir; gelişen olaylara bağlıdır. Diplomatik, siyasi ve operasyonel olaylar tatmin edici bir şekilde gelişirse, operasyon durdurulabilir. Bu tür bir ‘enginar operasyonu’, Amerikalıların bizi tüm savaşlarında alıştırdıkları ateş fırtınasını görmeyi bekleyen ve belki de alaycı bir şekilde bunu arzulayan tüm gelişigüzel yorumcuların aklını başından aldı. Bu harekât tarzı, bariz bir şekilde Rus aygıtının etkin gücüyle ve işgali durduracak olan Ukrayna’nın kahramanca direnişiyle ilgili birtakım spekülasyonları ateşledi. Ancak televizyonda gördüğümüz askeri görüntüler farklı bir şey söylüyor; operasyon hâlâ kasıtlı olarak ilk aşamada, olayları bekliyor. Bu durumda, avantajlar yalnızca baskının etkinliği ve güvenilirliğinden gelir. Dezavantajlar hem dış provokasyonlarla hem de operasyonun sonucunu değiştirmeyecek ama çok daha fazla zarar verecek olan iç direnişin güçlendirilmesiyle ilgilidir.’ dedi.

Ben bu yoruma katılıyorum. Ukrayna’da Irak, Suriye ve Libya’daki gibi savaş görüntüsü yok. Zaman zaman çatışma görüntüleri, binaya değmiş füze görüntüleri var. Bu tam da İtalyan Korgeneral Fabio Mini’nin ‘enginar operasyonu’ dediği duruma benziyor. Harekâtın bilinçli olarak yavaş ilerlediği Rusya’nın bir işgali değil, daha çok Kiev yönetimini tarafsız ülke statüsünü kabul etmeye zorlamaya yönelik askeri harekât olduğu anlaşılıyor.”