Ukrayna’da yeni bir evreye geçildi. Rusya güçlerini Donbass çevresinde toplarken Ukrayna da dikkatini bu alana verdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Ukrayna’daki özel askeri operasyon devam edecek. Operasyonun bir sonraki safhası şimdi başlıyor.” diyerek harekâtta yeni aşamanın başladığını ilan etti.

Gelişmeleri CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Manşet programında değerlendiren Gazeteci Hasan Erel, Kiev Washington’a bağlı hareket ettiği için İstanbul’daki olumlu havanın dağıldığını söyledi ve krizin büyüyeceği tahmininde bulundu:

“Savaş, Ukrayna ile Rusya arasında gitmediği için müzakereler sonuçsuz kaldı. Bu Avrasya ve Asya güçleri arasında yaşanan hibrit bir mücadele. Yeni de başlamadı. Aslında 24 Şubat’tan itibaren farklı bir evreye girdi. Bundan sonra da büyüyeceğini tahmin ediyorum. Ukrayna ile sınırlı kalmaması gibi bir tehlike de var.”

Rusya’nın karşısında “bütün bir Atlantik sistemi olduğu” değerlendirmesi yaptığını aktaran Erel, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un “Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) hegemonyasını bitirme” vurgusu yaptığını anımsattı. ABD’nin “Afganistan benzeri bir bataklık” yaratmaya çalıştığını düşünen Erel, Rusya’nın ise krizin uzamasını istemediğini belirtti.

AVRUPA İÇİN SONUÇLARI OLACAK

Rusya enerjisine bağımlılık nedeniyle uygulanacak yaptırımların Avrupa’da refah kaybı anlamına geldiğini belirten Erel, bunun siyasi planda Avrupalı yöneticiler için ciddi sonuçları olacağını söyledi. Erel’e göre 24 Nisan Pazar günü ikinci turu yapılacak Fransız cumhurbaşkanlığı seçimleri, bu sonuçlardan biri olabilir:

“Le Pen ile ilgili 2016’daki uyduruk bir yolsuzluk davası seçime bir hafta kala konuluyorsa gerçekten bir panik var, Le Pen kazanıyor demektir. Dört yıldır sümen altı edilmiş bir yolsuzluk dosyasını çıkarıp ortaya koyuyorsunuz ve Le Pen zimmetine para geçirdi diyorsunuz. Bu Türkiye’de de olsa seçmenden tepki görür.”

Fransa’da NATO karşıtı damarın güçlü olduğunu belirten Erel, Le Pen’in NATO’nun askeri kanadından çekilme, Kırım’ı tanıma gibi siyasetlerinin Washington açısından “korkunç bir olasılık” olduğunu ifade etti ve şunları ekledi:

“Le Pen’in kazanması demek Avrupa’nın kalbinde NATO’nun sağlam duvarında koca bir gedik açılması demek. Avrupalılar refah seviyelerinin düştüğünü gördükçe halk nezdinde bunun siyasi faturaları çıkacak. Almanya’daki hükümetin uzun soluklu olacağını düşünmüyorum. Halk desteği azalmaya başladı. Özellikle NATO’nun vurucu gücü konumuna gelen yeşiller halktan büyük tepki görüyorlar. Sosyal Demokrat Olaf Scholz tepki görüyor.”

Erel, NATO’ya karşı olmanın Avrupa siyasi çevrelerinde aşırı sağcı ya da faşist damgası yemek için yeterli olduğu görüşünü paylaşan Erel, zihinlerdeki bariyerler yıkıldığında Avrupa’da NATO karşıtı bir rüzgârın esebileceğini de kaydetti.