Ukrayna heyetinin gündeme getirdiği “NATO’nun 5. maddesine benzer” güvenlik garantisi ve garantörlük önerisi konusunda uzmanlar temkinli. Emekli Büyükelçi Onur Öymen, “NATO bugün Rusya ile bir çatışma çıkmasın diye uçuşa yasak bölge önerilerinin hepsini reddetti. 5. maddeye benzer bir anlaşma olursa NATO ister istemez buna müdahale etmek zorunda kalacak.” değerlendirmesinde bulundu. Öymen, ileriki yıllarda “Kim bu garantörlüğü kabul etti?” denilmemesi için de bu önerinin çok dikkatli ele alınması gerektiğini belirtti.

İstanbul’da Rusya ve Ukrayna heyetlerinin görüşmesinin ardından Ukrayna heyetinin gündeme getirdiği NATO’nun 5. maddesi benzer bir mekanizma ve garantörlük önerilerini Emekli Büyükelçi Onur Öymen CRI Türk’e değerlendirdi. Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına katılan Öymen garantörlüğün risklerine dikkat çekti:

“Garantörlük deyince bunun siyasi boyutu da var. Hem yetkiniz olacak hem sorumluluğunuz olacak. Büyük sıkıntılara hazırlanmak lazım. Biz Kıbrıs anlaşmasıyla üç garantör devletten biri olduk. Bu anlaşma bize müdahale yetkisi veriyordu. Ukrayna’da garantör olan ülkelerin ileride başına sıkıntılar gelebileceğini düşünmek gerek.” 

“ÜZERİNE ATLANACAK BİR İŞ DEĞİL”

Ukrayna heyetinin Türkiye’nin de garantör olması yönünde yaptığı öneriyi yorumlayan deneyimli büyükelçi, “Garantörlük meselesini iyice incelemek lazım. Garantör ülkelerin yetkileri ne olacak? Sorumlulukları ne olacak? Çıkabilecek ihtilafları kim çözecek?” sorularını sordu.

Kıbrıs meselesinden örnek veren Öymen, “Şu anda Kıbrıs meselesinin çözümünün önündeki en büyük engel garantörlük meselesi. Rumlar diyor ki, ‘Türklerin garantörlük hakları kaldırılmadan hiçbir anlaşma imzalamayız.’ diyorlar.” hatırlatmasında bulunarak meselenin bir başka boyutuna işaret etti. Öymen, kararların geleceği düşünerek verilmesi gerektiğini kaydetti:

“Bunun doğurabileceği sorunları da peşinen düşünmek lazım. İlerde bunun sıkıntısı çekilince ‘Kim bu garantörlüğü kabul etti?’ demesin insanlar. Üzerine hemen atlanacak bir iş değil.”

1.ve 2. Minsk protokolleri ve Normandiya grubunun başarısız olduğunu anımsatan Öymen, Türkiye’nin iyi hesap yapması gerektiğini vurguladı.

NATO MÜDAHALESİ İÇİN ÜYELİK GEREKMİYOR

Emekli Büyükelçi Onur Öymen, NATO’nun Ukrayna krizindeki rolüne ilişkin ise şunları kaydetti:

“NATO’nun Rusya’nın böyle bir müdahalesine karşı doğrudan doğruya caydırıcılık rolü oynayamayacağı çıktı ortaya. Ukrayna NATO üyesi değildir, sorumluluğumuz yoktur’ diyenler de çıktı. NATO, Bosna’ya ve Kosova’ya müdahale ederken onlar da NATO üyesi değildi. Sırp saldırısının durdurulması için NATO bu görevi yaptı. Ardından Makedonya’da böyle bir görev yaptı. Afganistan ve Libya’da yaptı. Sadece üye ülkelerin güvenliğiyle ilgilenir, NATO gerisine karışmaz.’ diyenler biraz mübalağa ediyor. Doğru değil.”  

Ukrayna müzakere heyetinin gündeme getirdiği NATO’nun 5. maddesine benzer bir mekanizma kurulması önerisi de birçok bilinmezi barındırıyor. Öymen’e göre, bu öneri NATO’yu doğrudan çatışmanın tarafı yapabilir:

“NATO bugün Rusya ile bir çatışma çıkmasın, diye uçuşa yasak bölge önerilerinin hepsini reddetti. Peki şimdi beşinci maddeye benzer bir anlaşma olursa NATO ülkeleriyle bu nasıl bir durum yaratacak. NATO ister istemez buna müdahale etmek zorunda kalacak.”

UKRAYNA’NIN AB ÜYELİĞİ NE GETİRİR?

İstanbul’daki toplantının ardından Ukrayna müzakere heyeti Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden vazgeçmeyecekleri mesajını verdi. Rusya heyeti Rusya Müzakere Heyeti Başkanı Vladimir Medinsky de Ukrayna’nın AB üyeliğine itiraz etmediklerini belirtti. Medinsky, Ukrayna’nın askeri ittifaklara katılmaktan kaçınma sözü verdiğini de açıkladı.

Rusya, askeri ittifaklara taraf olmayan bir Ukrayna’nın AB üyeliğine itiraz etmeyeceği mesajı verse de Öymen, AB üyeliğinin zincirleme olarak NATO güvenlik şemsiyesine girmek anlamına gelebileceğini ifade etti:

“AB’nin bir de Avrupa ordusu boyutu var. Bu Avrupa ordusunun işleyebilmesi için NATO ile iş birliğine ihtiyacı var. Başka türlü olmuyor. İşlemiyor. O bakımdan AB üzerinden NATO ile bir güvenlik bağlantısı kurma durumu da olabilir.”

KIRIM VE DONBASS’TA TAVİZE HAZIRLIK

Öymen, Ukrayna heyetinin dillendirdiği Kırım ve Donbass’ı 15 yıllık bir müzakere sürecine havale etme önerisini ise “tavizi zamana yaymak” olarak yorumladı:

“O konularda da bir şekilde taviz verecekler. Ama iç kamuoyu açısından şimdiden Kırım’ı da feda ettik Donbass’ı da feda ettik, diyecek halleri yok. 15 yıla yayarız, diyor görüşmeleri. Niye çünkü zaman içinde yedire yedire halkı alıştıracaklar, o konuda verecekleri tavize.”