Hüseyin Vodinalı

Son zamanlarda hep aşı tartışılıyor.

Aşıda Batı eksenli medya, Pfizer avukatlığına soyunurken, Çin’in inaktif Sinovac aşısı kötü gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Oysa baktığımızda neticede Çin virüsü halletmiş gibi görünüyor. Batılı ülkeler ise başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail olmak üzere tüm mRNA aşılarına rağmen hala ağır kayıplar veriyor.

Tüm bunlar yaşanırken ABD ve müttefikleri hâlâ virüsün faturasını Çin’e kesmek için uğraşıyor.

Son olarak İngiliz Daily Mail gazetesi Eski Çin Komünist Partisi (ÇKP) üyesi bir “muhbir”e dayandırdığı haberinde, koronavirüsün ilk olarak Ekim 2019’da Wuhan’da düzenlenen Dünya Askeri Oyunları’nda ortaya çıktığını iddia etti.

Daily Mail de bu haberi yine Avustralya’daki Sky News televizyonu için çekilen bir belgeselden almış.

Eski ÇKP üyesi Wei Jingsheng, kaçtığı Avustralya’da “ödül sahibi” gazeteci Sharri Markson’a, Çin hükümetinin bu organizasyon sırasında virüsü salmasının işine geleceğini çünkü birçok yabancının bu sebeple ülkeye girmiş olduğunu ileri sürdü.

Muhbir Wei, 2019’un Kasım ayında istihbarat servislerini durumdan haberdar ettiğini ancak o tarihte istihbarat yetkililerin kendisini fazla kale almadığını belirtti.

Bir muhbirden çok bir casus olduğu anlaşılan Wei, virüsü Beijing’deki üst düzey temaslardan öğrendiğini ve Kasım 2019’da Beyaz Saray’dan Amerikalı politikacılarla konuştuğunu söyledi.

Politikacının kim olduğu sorulduğunda Wei, “Bu politikacının burada onun hakkında konuşmamı isteyip istemediğinden emin değilim. Ama onun yeterince yüksek bir politikacı olduğunu, Başkan’a ulaşabilecek kadar yüksek olduğunu söylemek istiyorum.” diyor.

Şimdi Wei’nin bu açıklamaları büyük haber olarak sunulurken, en küçük bir belge veya isme dayanmaması dikkat çekici.

“Ödüllü” gazeteci Markson’a AUKUS tezgâhlarında “hayırlı işler!” dilerken, neden bu yazıyı yazdığıma gelmek istiyorum.

2020 Temmuz ayında, Pankuş yayınlarında (Pankuş’un da ilk bastığı kitap olarak) ilk baskısı yayımlanan “Covid -19 Bir Virüs’ten Ötesi” kitabımda bu konuyla ilgili çok ayrıntılı bölümler var.

Bu arada şunu da özellikle belirtmem gerekiyor.

Virüsün ilk olarak ABD’den çıktığını savunan bu kitap yayımlandığında Çin’in söylemi hiç bu yönde değildi.

Çin hükümeti bu konuya girmek istemiyordu.

Ne zamanki ABD Başkanı Donald Trump, açıktan Çin’i suçladı.

O zaman Çinli yetkililer kitabımda yer alan iddiaları geliştirerek ortaya koymaya başladı.

Yani ben kitabı Çin kaynaklarına değil, muhalif Amerikan ve Avrupa kaynaklarına dayandırdım büyük ölçüde.

2019 WUHAN ASKERİ OYUNLARI VE VİRÜS

Kitabımda ağırlıklı iddia şuydu: Amerikan hükümeti ve Pentagon, yıllardır biyolojik savaş teknikleri üzerinde çalışıyorlardı.

2003’te ilk kez Çin’de ortaya çıkan SARS virüsü ile başlayan bu biyolojik savaş denemeleri, koronavirüs ile zirveye çıktı.

ABD’nin en büyük biyo-savaş merkezlerinden olan Maryland’deki Fort Detrick ve Virginia’daki kardeşi Fort Belvoir üsleri baş şüphelilerdi.

Hatta Fort Detrick Üssü 2019’un yaz aylarında “bir sızıntı” yüzünden geçici olarak kapatılmıştı.

Şimdi kitaptan alıntılıyorum:

Tarihler 30 Haziran 2019’u gösterirken, ABD’nin Virginia eyaletindeki biyolojik silah çalışmalarının yapıldığı Fort Belvoir üssüne 15 dakikalık mesafedeki Greenspring Bakım Evi’nde bir zatürre salgını patlak verir.

54 kişi hastalanır, bunlardan üçü ölür.

9 Temmuz’da ise bu kez Virginia eyaletine bağlı Alexandria’da akciğerlerin kırık cama benzediği ilginç bir zatürre vakası görülür. Aynı tarihte CDC, Çin’deki eş değeri olan CCDC’deki tek epidemiyologunu geri çeker. Takip eden hafta bu kez Virginia’nın Burke kasabasındaki bir bakım evinde salgın görülür. Virginia Sağlık kurumu herkesten sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymasını ister. Ağustos başlarında ise CDC, hasta takip sisteminde gözünü, Maryland eyaletinde bulunan Fort Detrick biyolojik silah üssüne çevirir. “Askeri işlemlere beklenmeyen bir sivil müdahalesi ve sızıntı” gerekçesiyle Fort Detrick’i kapatır. (Bazı iddialara göre de üssü kapatma işlemi haziran ya da temmuz ayında olmuştur.) Ağustos ile ekim ayları arasında Virginia’da 2 bin 500 hasta aynı Covid19’a benzeyen semptomlarla tedavi görür. Bunlardan 53’ü yaşamını yitirir. Asıl ilginç olan ise Wuhan’daki ordu oyunlarına giden ABD ordu takımının da antrenmanlarını hastalığın ilk görüldüğü Fort Belvair’de yapmış olmasıdır.”

Wuhan’daki askeri oyunlara giden 300 kişilik ABD ordu takımı her nedense hiç altın madalya kazanamaz. Çin, 133’ü altın toplam 239 madalya, Rusya 51’i altın 161 madalya ile birinci ve ikinci olurken, 35’inci sırada yer alan ABD sadece 3 gümüş 5 bronz madalya ile yetinir.

Daha da önemlisi 300’den fazla sayıdaki kafilede hastalanan asker o kadar çoktur ki, sadece 172 atlet yarışlara katılabilmişti.

Kitabın 2. ve genişletilmiş baskısında daha pek çok çarpıcı bilgi ve belge var.

Düz dünyacı olmayın ama şüpheyi de elden bırakmayın.

ABD ile Çin’e karşı daha yeni AUKUS anlaşması imzalayan, daha önce de ABD, Japonya ve Hindistan ile birlikte yine Çin karşıtı QUAD organizasyonuna katılan Avustralya da bu konuda mercek altına alınması gereken bir ülke.

Yeni ortaya çıkan bir belge tüyler ürpertici.

Aslında belge açık ve eski.

Ama konunun önemine binaen ortaya çıkarılması mühim.

Avustralya televizyonuna konuşan Çinli casus/muhbir Wei belki bilmiyordur. Ama röportajı yapan “ödüllü” gazeteci Sharri Markson muhtemelen duymuştur bu haberi. 

AVUSTRALYA HİTLER’İ ARATMIYOR

Bugünlerde protestocuları ölesiye dövmekle meşgul Avustralya’nın ünlü gazetelerinden The Age, 10 Mart 2002 tarihli sayısında “Burnet’in Çözümü: Güneydoğu Asya’yı zehirlemek” başlıklı bir haber yapmış.

Haber şöyle:

“Dünyaca ünlü tıp araştırmacısı ve Nobel ödüllü Avustralyalı mikrobiyolog Sir Macfarlane Burnet, hükümete Endonezya ve diğer fazla nüfuslu Güney Doğu Asya ülkelerini hedef alacak biyolojik silahlar geliştirmeyi teklif etti. Sir Macfarlane 1947’de yazdığı gizli raporda tarım ürünlerini ve insanları hedef alacak kimyasal ve biyolojik silah ürünü enfeksiyonlar geliştirilmesini önerdi. Macfarlane’nin biyolojik savaştaki kilit danışman rolünü ise Canberralı tarihçi Phillip Dorling, 1998’de ulusal arşivlerde ortaya çıkardı. Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ortaya çıkan bu belgeleri, ülkenin uluslararası ilişkilerinde hasara yol açmaması için yasakladı. Dr. Dorling mahkemeye gitti ve belgelerdeki gizlilik 2001’de kaldırıldı.

Gizli dosyalar arasında, Sir Macfarlane’in 1947’de Savunma Bakanlığı için yazdığı önemli bir not da var.

Buna göre Macfarlane, tropikal Asya’yı etkileyecek ancak daha sıcak ve kurak iklimi olan Avustralya’yı etkilemeyecek biyolojik silah önerilerinde bulunuyor.

Sir Macfarlane notlarında şunu yazıyor: ‘Avustralya durumuna özel olarak, aşırı nüfuslu Asya ülkeleri tarafından tehdit konusu olan istilaya karşı en etkili karşı saldırı, tropikal gıda mahsullerinin biyolojik veya kimyasal yollarla yok edilmesine ve tropikte yayılabilen ancak Avustralya’da yayılmayan bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yönelik olacaktır.’ diyor.” 

1947’de bunları düşünebilen “Nobel” ödülü sahibi Batılı bilim insanı, 2019’da gerçekten de yapmış olabilir mi?

Tüm kanıtlar öyle olduğunu gösteriyor.

KAYNAKLAR:

https://www.skynews.com.au/world-news/china/what-really-happened-in-wuhan-us-allegedly-ignored-virus-warning-months-before-china-admitted-to-covid19/news-story/c2aed11972d53f70eb21e1566a6eebdd

Hüseyin Vodinalı- Covid-19 Bir Virüsten Ötesi-Genişletilmiş 2. Baskı

https://www.theage.com.au/national/burnets-solution-the-plan-to-poison-s-e-asia-20020310-gdu1d3.html