CGTN / Song Zhongping

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden çarşamba günü 18 tane 155 mm’lik havan topuna ek olarak 40 bin top mermisi de dâhil Ukrayna’ya 800 milyon dolarlık yeni askeri yardım paketini açıkladı. Yeni silah paketinin ilk haberleri sızarken Rusya, salı günü ABD’ye resmi bir protesto notası vererek, ABD ve NATO’nun yeni yardımlarının “ateşe körükle gittiğini” ve “beklenmedik sonuçlara “neden olabileceği uyarısında bulundu.

Şimdiki askeri yardım, özellikle 155 mm’lik havan topları uzun dönemli bombardımanda ciddi bir gelişme ve Ukrayna’ya ulaştığında çatışmada büyük bir etkisi olacak. Sonuçta, ABD’nin bu hareketi Ukrayna’ya ağır silahlar vermeye başlaması için diğer ülkelere kötü örnek oluşturacak, dolayısıyla da Rusya kaçınılmaz olarak bu tür sert diplomatik notalarla tepki gösterecek.

İstanbul’da martın sonundaki barış görüşmelerinden sonra, Rus tarafı Kiev yakınlarındaki askeri faaliyetlerin düzeyinin düşürülebileceği konusunda olumlu sinyaller gönderdi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Rusya’yı Ukrayna’yı besleyen tedarik zincirlerine saldırmaması konusunda uyardı ve Rusya şimdiye kadar bundan kaçındı. Ama Biden yönetiminin ilan ettiği yeni askeri yardım dalgası Rusya’nın, Ukrayna ordusunun daha fazla ağır silah elde etmesini durdurmak için kararını gözden geçirmesine ve böylece Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanma ihtimalinin artmasına neden olabilir. Rusya-Ukrayna görüşmelerinin 5. turunu oluşturan İstanbul görüşmelerinin sonuçları, ABD’nin Ukrayna’ya verdiği askeri desteği artırması nedeniyle zaten boş gitti.

ABD’NİN YENİ ASKERİ YARDIM PAKETİ KÖTÜ ÖRNEK OLUŞTURUYOR

ABD’nin sorumsuzca Ukrayna’ya silah, özellikle ağır toplar sağlaması barı görüşmelerine yardımcı olmayacak ve sadece bu askeri çatışmayı uzatacak, zaten ABD’nin de istediği kesinlikle bu. Rusya Ukrayna’ya sonsuz askeri yardımın kalıcı bir çatışmayla sonuçlandığını ve Rusya’nın kendisini bu çatışmadan kurtarmasını zorlaştırdığını görmek yerine, ilan ettiği askeri amaçlarını sınırlı bir çatışmayla elde etmek ve anlaşmazlığı barış görüşmeleri yoluyla çözmek istiyor.

ABD ve NATO ise aksine Rusya’yı bu çatışmanın tuzağı içinde tutmak ve böylece uzun süreli kan kaybetmesini sağlamak istiyor. ABD, ABD ve NATO’nun vekili olan Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savaşta ön cephede durmasını sağlamak için, NATO’yu bu ülkeye askeri yardım vermeye son vermeye ikna etmeye istekli değil. Hatta Batı’nın çatışmalara katılmak için paralı askerler gönderdiği de ihtimal dışı görülemez. Buna ek olarak, Rusya’nın güdümlü füze taşıyıcısı kruvazörünün kısa süre önce batmasının da ABD desteğiyle ilişkili olduğu ihtimal dışı bırakılamaz ki, bu Rusya’nın misillemesine neden olabilir bu askeri çatışma, Rusya’nın aleyhine olarak muhtemelen uzayacak.

ABD, RUSYA’NIN UYARILARINI GÖZ ARDI EDİYOR

Rusya’nın geçen hafta salı günkü notasına rağmen Pentagon, geçen hafta perşembe günü Ukrayna’ya askeri desteğin devam edeceğini açıkladı. ABD’nin Rusya’nın uyarılarını göz ardı etmesi ABD’nin bu çatışmayı Rusya’yı dize getirmek için kullanmak istediğini ve kısa süre içinde bir ateşkes beklemediğini gösteriyor. ABD, Rusya’nın gelişmesini kontrol altına almak ve askeri yeteneklerini zayıflatmak için bu çatışmaya dolaylı olarak ve aktif biçimde katılacak.

Rusya bir gün Batı’nın Ukrayna’ya yardımlarına saldırmayı seçse bile, bu eski CIA Rusya analizleri direktörü George Beebe’nin belirtiği üzere, Ukrayna’nın silah yardımlarına erişimini azaltmanın ana araçlarının halen Ukrayna’ya giren NATO silah konvoylarına saldırmak ve zorunlu olarak, ABD yardımının transfer noktaları olan Ukrayna’ya komşu NATO ülkelerine önleyici bir saldırı şeklinde olmayacak demektir.

Böyle bir hareket Rusya’nın NATO’yu kışkırtması olarak görülecek ve NATO ile Rusya arasında bir askeri çatışmaya yol açacak, NATO anlaşmasının 5. maddesindeki ortak savunma mekanizmasının harekete geçirilmesine neden olacaktır. Ancak bu olasılık ihtimal dışı değil. Askeri çatışma tırmanmaya devam ederken, Rusya’nın Ukrayna’nın etrafındaki NATO ülkelerini artık silah desteği sağlamamaları için uyarmak için bu taktiği kullanması ihtimali var. Ama o zaman, bu çatışma daha da yoğunlaşır ve hatta bir nükleer savaşa dönüşebilir. Bu insanlık için, hiçbirimizin görmek istemediği bir trajedi olur.