Global Times

Başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere Çin’i Rusya’yı kınamaya davet eden Batı ülkeleri, Rusya-Ukrayna ihtilafında daha net bir duruş sergilemesi için Hindistan’a baskı yapıyor. Salı günü New York Times’ta yayımlanan bir yazıya göre Hindistan, Ukrayna konusundaki denge gösterisi yeterince tatmin edici olmadığından “gözetim altında kalabilir”.

Moskova ile Kiev arasındaki gerilim tırmandığından beri Washington, Yeni Delhi’yi Rusya karşıtı birleşik cephesine çekmek için her türlü çabayı gösteriyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken cuma günü Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile yaptığı telefon görüşmesinde “Rusya’nın işgalini kınamak için güçlü bir toplu tepkinin önemini” vurguladı ancak Hindistan bu konudaki tarafsızlığını bugüne kadar değiştirmedi.

UKRAYNA GERİLİMİNİN TEMEL NEDENİ “WASHINGTON”

Shanghai Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü Çin-Güney Asya İş Birliği Araştırma Merkezi Genel Sekreteri Liu Zongyi, Global Times’a verdiği demeçte Washington’ın Yeni Delhi’ye daha fazla baskı yaparak muhtemelen daha fazla çaba göstereceğini söyledi. Liu, ABD başarılı olsa bile Hindistan’ın bu konuda uzlaşmasının zor olacağına inanıyor. Bununla birlikte, Çin Sosyal Bilimler Akademisi Amerikan Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Kıdemli Üyesi Yuan Zheng, Hindistan’ın bazı küçük değişikliklerle Ukrayna krizindeki pozisyonunda daha ABD yanlısı bir tutum gösterme olasılığının olduğunu kabul ediyor. Yuan, “Ancak, Yeni Delhi’nin yakın ilişkileri nedeniyle Moskova’yı açıkça kınaması veya eleştirmesi pek olası değil.” dedi.

Hindistan, Ukrayna’da devam eden silahlı çatışmaya isteksizce dâhil oldu. Hindistan Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamaya göre, salı günü Doğu Ukrayna’nın Kharkiv kentinde gerçekleşen bombalı saldırılarda Hint bir öğrenci öldürüldü. Bu trajedi, Yeni Delhi’ye Ukrayna krizinin barışçıl bir şekilde çözülmesini ummak için daha fazla neden verdi. ABD, Hindistan’ın kararına kamuoyu ve diplomasi yoluyla müdahale etmeye çalışmak yerine bu konudaki tutumuna karar vermesi için alan vermelidir.

Ukrayna geriliminin temel nedeni olan Washington, diğer ülkelerden Rusya’yı kınamak veya yaptırım uygulamak için kendisini takip etmelerini isteyecek konumda değildir. Tüm dünyadan yarattığı kaosun bedelini ödemesini isteyemez. ABD ve NATO’daki yakın müttefikleri dışında hiçbir taraf sorumluluğu üstlenmemelidir.

ABD CİDDİYE ALMAYAN ÜLKELERİN SAYISI ARTIYOR

Uluslararası toplumdan aktif bir şekilde gelen kınama ve yaptırımlar, çoğunlukla ABD’nin çıkarlarını tatmin etmiş gibi görünüyor. Durumu daha da kötüleştiren ABD, Avrupalı müttefiklerini kendisine daha da yakınlaştırdı ve daha fazla bağımlı hale getirdi. Aynı zamanda eski düşmanı Rusya’yı istediği kadar acımasızca bastırma hayalini de nihayet gerçekleştirdi. Ancak Washington’ın çıkarları tüm dünyanın çıkarları anlamına gelmiyor. ABD daha önce “kurallara dayalı uluslararası düzeni korumak” kisvesi altında uluslararası toplumun görüşünü kendi lehinde manipüle etmeye çalışmıştı. Neyse ki ABD artık dünyayı kandırmak için aynı eski numarayı kullanamıyor. Washington’ın çıkarlarını ilerletmek için satranç taşı olarak kullanıldığını anlayan ülkelerin sayısı gittikçe artıyor.

Bu, ABD’nin yaptırım kararını yakından takip etmeye karar veren ülkelerin genellikle ABD’nin en yakın müttefikleri olmaları ve çoğunluğunun da NATO üyesi olmaları ile kanıtlanabilir. Aksine Meksika ve Türkiye, Rusya’ya herhangi bir ekonomik yaptırım uygulamayacaklarını belirttiler. Latin Amerika’da Bolivya, Arjantin, Brezilya ve Panama da Rusya’yı açıkça kınamayı veya Rusya’ya yaptırım uygulamayı reddetti. Bu ülkeler yaptıklarıyla ABD’ye karşı bir tavır sergiliyorlar; ABD’yi takip etmiyorlar çünkü bu onların çıkarına değil ve krizin çözümüne de yardımcı olmuyor. Özetle diğer ülkelere ne kadar baskı yapmaya çalışırlarsa çalışsınlar, ABD ve NATO müttefikleri kendi hatalarının cezasını çekmelidirler.