Xinhua

Beyaz Saray Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) liderleri ile Washington’da yapacağı iki günlük zirve sırasında Çin’e karşı sözde “Hint-Pasifik Stratejisini” pazarlamaya ve Rusya-Ukrayna çatışmasıyla ilgili baskı kampanyasını güçlendirmeye çalışıyor. Ancak ASEAN ülkeleri çoktan Washington’ın tipik hegemonya, riyakarlık ve kendiyle aşırı ilgilenme durumuna uyandıkları için ASEAN üyelerini kendi kampına çekme umudu sonuçsuz kalacak.

Zirvenin ayarlanması da Washington’ın ikiyüzlü doğasını ortaya koydu. “Devamlı bağlılık” vaadine rağmen sorunları gündeme alma konusunda ASEAN üyelerine gösterdiği saygısızlık ASEAN üyeleri arasında şikâyet dalgalarına neden oldu ve zirvenin marttan mayısa ertelenmesiyle sonuçlandı.

Kamboçya devlet bakanı Kao Kim Hourn zirveden önce Washington ASEAN ile ilişkilerini iyileştirmek konusunda ciddi ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ASEAN ülkeleri arasında ikili görüşmeler düzenlemesi gerektiğini söyledi ve ASEAN liderlerine “saygı ve eşitlik” gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

ENDONEZYA VE MALEZYA’DAN UYARI

ABD yönetiminin uzun zamandır yapıcı ayarlamalar kisvesi altında yıkıcı toplantılar yapmak hoşuna gidiyor. Örneğin, bu Zirve’de sözde “Hint-Pasifik Stratejisi” bölgesel özgürlük ve açıklık ve bölgesel konularda ASEAN’ın merkeziliği iddiasında bulunuyor ama gerçekte çatışmaları kışkırtıyor, birliği zayıflatıyor ve AUKUS ve Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) gibi dışlayıcı jeopolitik bloklarla bölgede iş birliği ve kalkınmayı tehdit ediyor. ASEAN’daki birçok akıl başında kişi bu ikiyüzlülük ve zorbalığı görüyor. Endonezya ve Malezya AUKUS’un bölgede büyük bir silahlanma yarışına yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nin yayınladığı son bir rapor sözde “Hint-Pasifik Ekonomik Çerçevesi”nin “asıl olarak, samimi ve düşünceli bir ekonomik politika bütünleştirme girişimi olmaktan çok, Çin’e karşı koymak anlamına gelen bir siyasi çaba anlamına geldiği” konusunda endişelerini belirtti.

Bu arada Beyaz Saray bu zirve sırasında beyhude yere ASEAN’ı Rusya’ya karşı yaptırımlar yapmaya ikna etmeye çalışacak. Mevcut Ukrayna krizinin tırmanmasından bu yana, Washington ASEAN’ın taraf seçmesi için baskı uygulamaya çalışıyor ama ASEAN üyelerinin çoğu bunu kabul etmedi. Blokun 10 üyesinden 7’si, 7 Nisan’da Rusya’nın Birlemiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nden çıkarılması konusundaki bir karar tasarısının oylanmasında çekimser, 2’si karşı oy kullandı. Uzun zamandır bağımsız bir dış politikaya bağlı kalan ASEAN üyeleri krizin müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.

ABD’NİN KLASİK TEK TARAFLILIK HAREKETLERİ

Dahası, bazı ASEAN üyeleri Washington’ın Rusya-Ukrayna savaşında diğerlerinin kanlı acılarını kâr için altın fırsatlara çevrime konusundaki dile getirilmeyen hesaplarından haberdarlar. Örneğin, Tayland Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Don Pramudwinai nisanın başlarında Çin’e yaptığı ziyaret sırasında Çin’in Ukrayna konusundaki adil ve nesnel tutumunu takdir ettiğini, “Asya ülkelerinin bölgede barış ve istikrarı koruması gerektiğini, tek taraflı yaptırımlara ve uluslararası hukukta temeli olmayan sınır aşan yargı yetkisine birlikte karşı çıkması ve bölgede gerginlik yaratma ve krizleri tekrarlama çabalarını önlemesi gerektiğini” söyledi.

Washington’ın jeopolitik çıkarlarını elde etmek için kullandığı eski numarası olan küçük klik siyaseti uygulamak ve başkalarını taraf tutmaya zorlamak ASEAN’ın bölgesel barış ile istikrarı koruma ve önemli bir ekonomik gelişme gerçekleştirme arzusuna karşıdır. Washington’ın klasik tek taraflılık hareketleri olan ticaret savaşları çıkarma ve blokları yıkma bölgede normal ticari alışverişleri ve tedarik zincirlerini ciddi biçimde sekteye uğratıyor ve ASEAN ekonomisine ağır bir darbe vuruyor. Bütün bu yanlış işler Washington’ın dünyanın tek süper gücü olarak inanılırlığını ve etkisini lekeledi ve onu ASEAN üyelerinden daha uzağa itiyor.

Tarihin uzun tecrübesi her ülkeye vicdansızca hareket etmenin neredeyse her zaman kişinin istediğinin tam tersine sonuç verdiğini öğretiyor. Washington’ın bu dersi öğrenmesi, eski Soğuk Savaş egemenliği rüyasına son vermesi, açık ve kapsayıcı bir düşünce tarzını desteklemesi ve bölgesel ve küresel barış, istikrar ve gelişmeyi sürdürmekte üzerine düşen rolünü oynamasının zamanı geldi.