Beijing Kış Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreninde olimpiyat ateşi beklenmedik bir biçimde yakıldı. Dünya ülkelerinin isimleri kar tanesi şeklindeki pankartlarda birleştirilerek oluşturulan dev “kar çiçeği”nde yanan “minik ateş” dünyaya hem sürpriz veriyor, hem de büyük yankı uyandırıyor.

Elindeki meşaleyi, yani ana meşaleyi dev “kar çiçeği”nin çekirdeğine yerleştiren iki genç sporcu Dinigeer Yilamujiang ve Zhao Jiawen’dır. Dinigeer Yilamujiang Xinjiang’ın Altay bölgesinden geldiği için büyük ilgi gördü.

Uygur kız Dinigeer Yilamujiang 3 Mayıs 2001’de Altay şehrinde dünyaya geldi ve Çin’in kros kayağı takım üyelerinden biridir.

Çin Spor Gazetesi’nin bildirdiğine göre Dinigeer’in babası kros kayakçısı olarak 1993 yılında düzenlenen ulusal kayak yarışmasında bronz madalyaya layık görüldü.

2017 yılında milli takıma giren Dinigeer, milli takım üyesi olarak 2018 yılından itibaren Norveç’te üç yıllık eğitim aldı.

Kuzey Avrupa’da egzersiz yapan Dinigeer ev özlemini babasıyla telefonda görüşerek, gidermiştir. Dinigeer, “Babam sık sık beni motive ediyor. Teknik eksikliğime işaret edip eksikliğimi gidermem için yapmam gerekenleri hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı.

YÜKSEK SEVİYELİ EĞİTİM KISA ZAMANDA İYİ SONUÇ VERDİ

Dinigeer, 2019 yılında Beijing’de düzenlenen Uluslararası Kros Kayak Grand Prix Finali’nde gümüş madalyayı kazandı. Çinli sporcu ilk kez uluslararası Kros Kayak yarışmasında gümüş madalya sahibi oldu. Dinigeer hem kendisinin en iyi performasını gösterdi, hem de Çin’in kros kayağı tarihine bir ilkin imzasını attı.

Beijing Kış Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreninde, kayağın ilk çıktığı yer olarak kabul edilen Altay’dan gelen kayakçı Dinigeer diğer sporcu Zhao Wenjia ile birlikte ana meşaleyi dev “kar çiçeği”nin ortasına yerleştirdi.

XINJIANGLI KADIN MEŞALECİ VE NBC SUNUCUSU BASINDA BÜYÜK YANKI UYANDIRDI

NBC sunucusu Savannah Guthrie Xinjianglı Dinigeer’i meşale koyarken izledikten sonra bu ayarlamanın Çin’in “bir mesajı” ve “Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dahil olmak üzere Batılı ülkelere yanıtı” olarak değerlendirdi.

Daha evvel, bazı Batılı ülkeler Çin’in “katliam” yaptığı iddiasıyla diplomatları Beijing Kış Olimpiyat Oyunları’na göndermeme kararı aldı.

Avustralya kökenli Savannah Guthrie uzun yıllardır NBC’nin sabah programında çıkan ve tecrübeli bir sunucuydu. Guthrie’nin ifadesi büyük eleştirilere yol açtı. Fox gibi medyalarda sunucunun ismi ekranda yazılarak, Beijing Kış Olimpiyat Oyunları’nın açılış törenine ilişkin anlattıkları eleştiriliyor. ABD’nin sağ kesim medyası olarak bilinen Outkick’da “Savannah Guthrie Çin’e satıldı mı? Bu sorunun cevabı kulağa evet gibi geliyor!” diye haber verildi.

C-Span gazetesinden Kate Hyde “Bravo, Savannah Guthrie! Çin sana hizmetinden teşekkür ediyor.” diye dalga geçiyor.

Sunucunun ifadesi bazı medyalarda farklı olarak yorumlandı. Bazı yorumcular, kadın sunucunun eleştiri yağmuruna tutulmasını “uzun zamandır ABD’nin ‘basın sektörü’nün en kötü anı.” diye değerlendirdi.

Xinjianglı meşalecinin törende ortaya çıkmasına karşı bazı Batılı medyalar bu spor şenliğinin açılış töreninini siyasallaştırdılar ve Xinjianglı kadın sporcunun “meşale yakmaya” zorlandığı başlığını kullandılar.

Bir sporcu için “Olimpiyat Oyunları’nda ana meşaleci olmak” hayati bir rüyadır. Yine haksız eleştiri yapanlara göre, “Çin, bir sporcuyu hayatının rüyasını gerçekleştirmeye zorluyor.” denilebilir. Batı medyası yer yer bu gülünç duruma düşüyor.

MEŞALENİN SÜRPRİZ BİR ŞEKİLDE YAKILMASI BİR İLK OLDU

Beijing Kış Olimpiyatları’nın açılış töreninin yönetmenliğini yapan Çinli yönetmen Zhang Yimou, bugün son açılış gösterisi için düzenlenen basın toplantısında, Beijing Kış Olimpiyat Oyunları’nın ana meşalesiyle ilgili olarak “son 100 yıldan beri yakılan meşalelerden farklı. Yengeci ilk yiyen biziz.” ifadesini kullandı.

Büyük sembolik anlam taşıyan yakma töreni “Küçük meşale insanoğlunun son durumuna önemli bir uyarı.” değerlendirmesi aldı.

“Kış olimpiyatlarının küçük alevi kavgalı, şüpheli, çelişkili ve çatışmalı dünyayı geçici bir süreliğine de olsa birleştirdi. Olimpiyat alevi küçük olsa da, insanoğlunun ortak kader topluluğunun büyük umudu parçalanmış bir dünyada varlığını sürdürüyor. Umut küçük ama inatçı.” diye yorumlandı.