CGTN / Xin Ge

Çin Cumhurbaşkanı ve Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, Çin ve 5 Orta Asya ülkesi (Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan) arasında diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 30. yıl dönümünü kutlamak için 25 Ocak’ta başkent Beijing’de düzenlenen bir sanal zirveye başkanlık etti. Bu, Temmuz 2020’den bu yana Çin ve beş devlet başkanı arasındaki ilk toplantı oldu.

Cumhurbaşkanı Xi, zirvede yaptığı konuşmada Çin ve 5 Orta Asya ülkesi arasındaki başarılı iş birliğine katkıda bulunan -karşılıklı saygı, iyi komşuluk dostlukları, zor zamanlarda dayanışma ve karşılıklı çıkar- dört ilkeyi özetledi. İyi komşular, ortaklar, arkadaşlar ve kardeşler olarak, gelecekte daha müreffeh bir kalkınma için en azından takip eden dört yönde daha yakın bir iş birliği oluşturabilir; ekonomi ve ticaret, halk sağlığı, bölgesel güvenlik ve barış ile uluslararası etkileşimde demokrasi.  

Son otuz yılda Çin ve Orta Asya arasındaki ilişkilerde belirgin bir şekilde ön plana çıkan şey Çin’in çok yönlü ticaret politikalarıdır. Dışa açılma, Cumhurbaşkanı Xi’nin çok fazla vurguladığı önemli bir kurumsal boyut oldu.  Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin başlamasından dokuz yıl sonra, küresel gümrük tarifelerinin yüzde 90’ını ortadan kaldırmayı amaçlayan ve küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 30’unu oluşturan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığı (RCEP) anlaşması 2022 yılının başında yürürlüğe girdi. Bu arada Çin, yüksek kaliteli kurumsal standartlarını dünyanın geri kalanıyla daha fazla uyumlu hale getirerek, Trans-Pasifik Ortaklığı için Kapsamlı ve Aşamalı Anlaşma’sına (CPTPP) katılma olanağını araştırmayı sürdürüyor. 

DÖRT İŞ BİRLİĞİ İLKESİ

Orta Asya, Doğu ve Batı’yı bağlayan stratejik konumu uluslararası ticaret için büyük bir beklenti sağladığı için Kuşak Yol İnisiyatifi çerçevesinin önemli ayrılmaz parçasıdır ve her zaman öyle olmaya devam edecektir. Son zamanlardaki istatistikler, son otuz yılda Çin ile Orta Asya arasındaki ticaret hacminin 100 kat arttığını ve Çin’in bu ülkelerdeki stok yatırımının 14 milyar doları geçtiğini gösteriyor. Xinhua Haber Ajansı, 2020 yılında Kazakistan’ın taşıdığı 900 bin konteynerin yüzde 90’dan fazlasının Çin-Avrupa yük trenleri için olduğunu bildirdi. 

Dünya ekonomisi çalkantı ve birçok belirsizlikle karşı karşıyayken ve dünyanın birçok kesiminde ticaret engellerinin varlığı kırılgan ekonomiler için güçlükler yaratırken, Çin ve Orta Asya ülkeleri ekonomi ve ticarette pragmatik iş birliğini derinleştirdi, ekonomi ve ticari ilişkilerinde enerjik ve karşılıklı fayda oluşturdu.  Son iki yılda, Covid-19 salgını dünyaya ciddi darbe vurmasına rağmen, Kuşak Yol İnisiyatifi çerçevesinde Çin ve Orta Asya ülkeleri arasındaki iş birliği asla durmadı. Covid-19 salgınının başlangıcından bu yana Çin, insan merkezli felsefesine bağlı kaldı, aşıları küresel kamu malı yapma yönündeki önemli taahhüdünü yerine getirdi, yardım etti ve birkaç parti aşıyı Orta Asya ülkelerine ihraç etti. Bunun yanı sıra Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, daha önce Çin’in kapsamlı bir aşı ortaklığı oluşturmak adına araştırma ve geliştirme, ortak üretim ve ticaret temelinde aşı endüstrisinde iş birliğini ilerletmeye hazır olduğunu ifade etmişti. Çin, bir Çin-Orta Asya sağlık ortaklığı kurmak, halk sağlığı sistemini geliştirmek ve Orta Asya ülkelerinde geleneksel tıp merkezlerini kullanıma hazır hale getirmeyi sağlamak için modern ve geleneksel tıp sektörleri arasındaki iş birliğini artırmak amacıyla Orta Asya ülkeleriyle çalışacak. 

ORTAK KALKINMA VURGUSU

Bölgesel güvenlik uzun süren iş birliğinin önemli yönlerinden bir diğeridir. Cumhurbaşkanı Xi’nin, Eylül 2021’de Shanghai İş Birliği Örgütü Devlet Başkanları Konseyi’nin 21. toplantısında dediği gibi, “Bölgede karmaşık ve istikrarsız güvenlik dinamikleriyle karşı karşıya kaldığımızda, ortak, kapsamlı iş birliğini ve sürdürülebilir güvenliğini izlememiz gerekmektedir.” Cumhurbaşkanı Xi, defalarca terörizm, ayrımcılık ve aşırılık gibi “üç güce” karşı koyulması çağrısında bulunduğu için, Çin ve Orta Asya ülkelerinin mevcut güvenlik konularını ele almak amacıyla kolektif düzenlemelere büyük önem verilmelidir. Bu, Çin ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin, hiçbir şüpheye ya da düşmanlık olasılığına yer bırakmayan güven ve iyi niyet temelinde olmasını sağlar. Ayrıca ortak açıklamanın uygulanmasının, kalkınmayı engelleyebilecek, ekonomik verimliliği riske edebilecek ve ilgili tarafların refahını tehlikeye atabilecek diğer potansiyel güvenlik tehditlerinin ortaya çıkması konusundaki kaygıları etkili biçimde gidermesi bekleniyor. 

Sonuncusu ancak en önemlisi, Çin ile Orta Asya ülkeleri arasındaki kurumsal düzenleme ve iletişim, uluslararası arenada gerçek bir demokrasinin büyük bir gücün varlığında nasıl oluşturulabileceğini dünyaya göstermiştir. Cumhurbaşkanı Xi’nin 2013 yılında işaret ettiği gibi, “2 bin yılın üzerindeki değişim tarihi, dayanışma, karşılıklı güven, eşitlik, kapsayıcılık, karşılıklı öğrenme ve kazan-kazan iş birliği temelinde, farklı ırklara, inançlara ve kültürel geçmişlere sahip ülkelerin tam olarak barış ve kalkınmayı paylaşma yeteneğine sahip olduğunu göstermektedir.” 

ÇİN’İN ÇOK YÖNLÜ TİCARET POLİTİKALARI

Tek taraflılık ve korumacılık, mevcut küresel ekonomik ve sağlık hizmetleri alanındaki eşitsizliklerin iki itici gücüdür. Çin ve 5 Orta Asya ülkesi, merkezinde Birleşmiş Milletler’in (BM) merkezinde olduğu uluslararası bir sistemi sürdürmek için uluslararası hukuka dayalı bir uluslararası düzen ve tek taraflılık ile herhangi bir şekilde egemenliğe karşı net bir duruş sergilenmesi gerektiğine inanıyor. Her bir ülkenin birbirinin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün yanı sıra herkesin kendi siyasi sistemleri ve kalkınma yollarını seçmesine saygılı olması önemlidir.

Farklı tipteki yönetim, ekonomik ve sosyal modellerin kabulü ve diktelerin yokluğu sadece yoksulluğun azaltılması, sağlık hizmetleri, yeşil kalkınma ve teknolojik yenilik gibi insanlar için son derece önemli konulara öncelik verilmesini garanti edebilir. Çin’in uzun süredir desteklemeye çalıştığı bölgesel bloklar, toplumun bütün kesimleri için aşılar gibi küresel kaynaklara özgürce erişimini gerçekleştirebilmeyi sağlayabilir. Dört iş birliği ilkesini destekleyerek, Çin ve 5 Orta Asya ülkesinin sadece ortak kalkınma, ortak güvenlik için bir toplum değil, aynı zamanda ortak sağlık, ortak çevre ve ortak refah için bir toplum inşa etmek amacıyla daha yakın iş birliği içinde yeni bir yol planı oluşturmayı güvence altına aldık.