Amerika Birleşik Devletleri (ABD) eski dışişleri bakanı Mike Pompeo dün Taiwan bölgesini ziyaret etti. Bu gezi, itibarını sıfırlamış ve modası geçmiş bir politikacının ucuz bir kendini gösterme çabasıydı.

Taiwan bölgesinde yönetimde bulunan Demokratik İlerleme Partisi (DDP) yetkilileri, ABD’de Pompeo’nun da aralarında bulunduğu çevrelerle bağımsızlık komploları kuruyor. Elbette bu girişimlerin başarıya ulaşma şansı yok.

Pompeo kimdir? Uluslararası toplum bunu uzun zamandır açıkça gördü. Bu kötü şöhretli eski dışişleri bakanı görev süresi boyunca hiçbir başarı elde edemedi. En becerikli olduğu iş, spekülasyon ve komplo teorileri yaymaktı. Amerikan medyası kendisini “tarihin en kötü dışişleri bakanı” ve “yalan makinesi” olarak anıyordu.

Pompeo’nun Taiwan gezisinin belli hesapları var. Bir kere, başkanlık hayalinden vazgeçmiş değil. Biden sonrasında “Trumpizm” siyasetini kendi liderliğinde sürdürmek istiyor. Yabancı unsurlara bel bağlayan Taiwan’ın DDP yetkililerini kullanarak medyanın karşısına çıkma ve kendisini hatırlatma derdinde.

Dikkat çekici bir zamanlamayla, Pompeo’nun Taiwan ziyaretinden bir gün önce, ABD yönetimi eski savunma ve güvenlik yetkililerinden oluşan bir heyeti Taiwan’a gönderdi. Bu, Taiwan’ı bir piyon olarak kullanma konusunda ABD’deki iki partili mutabakatı gösteriyor.

Taiwan’daki mevcut yönetimse, bu gibi ziyaretlerle sözde bağımsızlık arayışında elinin güçlendiğini varsayıyor.

Dünyada tek bir Çin olduğu ve Taiwan adasının Çin Halk Cumhuriyeti’nin egemenliği altında bulunduğu, tarihin kanıtladığı bir gerçektir. Çin’in barışçı şekilde birleşmesinin tamamlaması, tarihsel bir eğilim olarak sadece bir zaman meselesidir.

ABD tarafı, Çin’le ilişkilerinin diplomatik temelini oluşturan anlaşma ve bildirilerle bu gerçeği kabul etmiştir. ABD gibi bir süper gücün, altına imza attığı anlaşmalara uyması beklenir.