CGTN / William Jones

Washington’daki Rusya’nın sorunlu Ukrayna’nın sınırına asker yığmasıyla birlikte Rusya’nın iddia edilen “savaş planları” hakkında çıkarılan inanılmaz yaygaranın ışığında, Biden yönetimi şimdi onları eğer Ukrayna’ya girmek için herhangi bir hareket yaparlarsa acımasız yaptırımlar koymakla tehdit ediyor. Ve öfkeli Kongre üyeleri eğer yaptırımlar kısa sürede uygulamaya konmazsa rahatça Münih 1938’in tekrar etmesinden bahsediyor.

Bu insanlar ekonomi hakkındaki ilk şeyleri anlamamış ve tarihten daha az anlar görünüyorlar. Gerçek şu ki, büyük kısmı fiziksel alandaki herhangi bir gerçek varlıkla karşılanamayacak olan devasa miktarda ödenmemiş borç yükü olan mevcut dünya finans sistemi aslında büyük bir bütün sistemin işlemeye devam işlemeye devam etmesi için düzenli aralıklarca yapılmak zorunda olan ödemeler demek olan borç alacakları piramidi. Tedarik ya da enerji zincirindeki herhangi bir ciddi kusur ya da hatta herhangi bir büyük fiziksel aksaklığın bütün sistemde zincirleme etkileri olur. Ve bu hat boyundaki herhangi bir büyük aksaklığı halletmek için uluslararası düzeyde gerçekte hiç düzenleyici önlemler yok.

Ve yine de, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümeti şimdi dünya finans zincirinde önemli bir “bağı” fiilen felce uğratabilecek yaptırımlar koyma tehdidinde bulunuyor. Eğer yaptırımlar, istendiği üzere, Rusya ya da diğer firmaların bazı önemli vadesi gelmiş borçlarının ödenmemesine yol açarsa, bunun dolaylı etkileri hızla Londra ile New York’ta hissedilecektir ve piyasaları pekâlâ gerçek bir çöküntüye sokabilecektir.

RUSYA ÖNEMLİ BİR GAZ ÜRETİCİSİ

ABD’nin başkentindeki jeopolitik “beyinlerin” anlamamış göründükleri şey şu ki, bir artık herhangi bir ülkenin ekonominin sadece o ülkenin ürettiği şeye bağlı olduğu bir dünyada yaşamıyoruz. Dünya ölçeğindeki iş bölümü her Amerikalının refahının dayandığı temeldir. Ve bunun kilit bir parçasını kasten sabote etmeye çalışmak birinin kendisini kendi ayağından vurması gibidir ya da elinden.

Aynı şey fiziksel ekonomi için de geçerli. Rusya önemli bir petrol ve gaz üreticisi. ABD, Rusya’nın petrol ve gaz arzlarına doğrudan bağımlı değilken, Avrupalılar bağlı. Enerji sektörü şimdi hedef alınmazken, düşünülen seçeneklerden biri arasında olmaya devam ediyor. Başkan Joe Biden şu anda bu “öldürücü yaptırımların” sonucu olarak Rusya petrolünün akışının kesilmesi ihtimaline karşı Avrupa için muhtemel “kesintiyi” Katar’ın, karşılamasını sağlamak için fazla mesai yapıyor. Ama sadece parmaklarınızı şaklatarak birden batı ve doğu Avrupa’yı besleyecek milyonlarla varil petrolü ortaya çıkaramazsınız Çin ve Rusya’yı tedarik zinciri döngüsünden çıkarmak için tedarik zincirlerini “yeniden düzenleme” girişimiyle ilgili önemli zorlukları zaten gördük.

AMERİKALILARIN BUGÜN EN BÜYÜK ENDİŞESİ “EKONOMİ”

Yaptırımların ülkedeki sıradan insanlar arasında Amerikan karşıtı duyguları artıracağına şüphe olmayan Rusya’daki genel halka vereceği zararlara ek olarak, özellikle enerji sektöründekiler olmak üzere ABD firmaları üzerinde de ciddi bir ters etkisi olacaktır. ABD enerji şirketleri işlerin kontrolden çıkmamasını garanti altına almak için çoktan Kongre’de yaptırım tehditleri ile ilgili olarak ağır lobi faaliyetlerine girişti. Ancak bu tür önlemlerin Amerikalıların hayat standartları üzerinde de ciddi etkileri olacaktır ve zaten çok düşük olan Biden yönetimine güven düzeyinde hızlı bir düşüşe neden olabilir. Bir kişi destek sağlamak için ABD nüfusundaki bazı iddia edilen Rusya ya da Çin karşıtı “havayla” oynama konusunda ancak bu kadar ileri gidebilir.

Fakat Amerikalıların bugün en büyük endişesi Covid-19 krizi ortasında ekonomiyi tekrar rayına oturtmak. Eğer Biden yönetimi bunu gerçekleştiremezse ve ekonomik yaptırımlar bunu daha zorlaştırırsa, bu sonbahardaki kongre seçimleri gibi erken bir zamanda yönetim için büyük kayıplara yol açabilir. Ve bütün sorunun ele alınış tarzındaki duyarsız tavır ABD’nin, ABD’nin bir şekilde yolunu kaybettiğini düşünüyor görünen Avrupalı ve diğer müttefikleri arasında endişe yaratmaya devam ediyor. Biden yönetiminin hem Çin hem de Rusya ile ilgili daha da katı tonuna bakılırsa, yolunu kaybetmiş görünüyor. Washington tarafından siyasi “sertlik” olarak tanımlanan şey dünyanın geri kalanı tarafından artan biçimde dar kafalı bir küçüklük ve dünyanın artık Washington’da daha da akortsuz trampete uygun olarak yürümediği gerçeği nedeniyle yaşanan tam ümitsizliğin bir işareti olarak görülüyor.