CRI Türk Dış Haberler Servisi

Almanya’da yaşanan seçimler ardından yeni hükümet görevine resmen başladı. Sosyal Demokrat Parti SPD önderliğinde kurulan koalisyona Yeşiller ve Hür Demokrat Parti eşlik ediyor. Olaf Scholz başbakanlığındaki hükümette dokuz erkek, sekiz kadın siyasetçi görev yapacak.

Scholz hükümeti Avrupa basınında nasıl karşılanıyor. Beklentiler neler? Sizler için derledik.

“MODERNLEŞME İHTİYACI”

İtalyan La Repubblica’da gazetesi, SPD’nin sosyalist bir işçi partisinden halk partisine dönüştüğü 1959 Bad Godesberg Programı ile kıyaslanabilecek bir modernleşme hamlesine ihtiyacı olduğunun altını çizerek şu satırlara yer verdi:

“Olaf Scholz, uzun yıllar koalisyonları şekillendirmiş olan uzlaşma ve sürüncemede bırakma politikasını sonlandırmalı. Scholz’dan, uluslararası arenada Alman siyasi eylem tarzı bakımından gerçek bir devrime denk gelen bir şeyi, bir tür ‘jeopolitik Bad Godesberg’i’ hayata geçirmesi bekleniyor. Hem ‘Çin’e, ABD’ye karşı kendi özgün modelini kurabilmesi için Scholz hükümetinin İtalya’da Mario Draghi ve Fransa’da Macron ile birlikte askeriye, teknoloji ve kültürle ilgili kararlarda Avrupa’ya yön vermesi gerekecek.”

“MERKEL’İN ÇİN VE RUSYA DİYALOĞU DOĞRUYDU”

Alman Der Tagesspiegel gazetesi ise, Scholz için gerçek sağlamlık testinin dış politikadan geçeceğini öne sürdüğü yazıda şunları kaydetti:

“Yeni şansölyenin dış politikada, iç politikanın tam aksine neden süreklilik vaat ettiği anlaşılabilir. Merkel’in zararı azaltmak için Rusya ve Çin ile yürüttüğü diyalog doğruydu. Ancak çatışmalarla dolu bir dünyada yeterli bir gelecek stratejisi böyle olmamalı. Almanya ve Avrupa, kendi çıkarlarını savunmak için daha sağlam durmalı. Avrupa Birliği’ndeki ortakları ve ABD de Scholz’dan bunu bekliyor. Dış politikayı ihmal etmesi halinde hükümetinin başarısız olabileceğini ne kadar erken hesaba katarsa, başarılı bir iç politika için o kadar fazla hareket alanına sahip olur.”

“TOP ŞİMDİ FRANSA’DA”

Fransız L’Opinion gazetesi ise, yeni Alman hükümetinin Avrupa Bloku içerisinde atacağı adımların, Fransa’nın tutumuna bağlı olduğunu savunarak, “Koalisyon anlaşması çıtayı bir hayli yükseltti. Mesela, Fransa’da tabu olan ‘AB’nin federal bir devlete dönüştürülmesi’ fikrini savunuyorlar. Bu hayata geçirilirse, ‘en büyük üye devlet olarak, bir bütün halinde AB’ye hizmet edecek bir anlayışta bize düşen sorumluluğu üstleneceğiz’ güvencesini veren Berlin’in liderlik konumu muhakkak teyit edilmiş olacaktır. Top şimdi Fransa Cumhurbaşkanı’nda.” diye yazdı.