China Daily / Jean-Christophe Bas

Winston Churchill 2. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Birleşmiş Milletler’i (BM) kurmaya çalışırken şu meşhur sözü söylemişti: “Asla iyi bir krizi boşa harcamayın.”

Aynı şey bugün için de geçerli ve Ukrayna trajedisinin boşa gitmesine izin vermemeliyiz. Neredeyse 2 aylık çatışmadan ve binlerce kişinin ölmesi ile birçok kentin harap edilmesinden sonra sadece Ukrayna ve Rusya için değil aksine uluslararası toplum için de kazananlar olmayacağı sadece kaybedenler olacağı görünüyor. Büyük dünya güçleri şimdiye kadar ya çatışmayı durdurmak ya da başarılı bir şekilde arabuluculuk etmek istemediler ya da başaramadılar.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KARARI DOĞRU OKUNMALI

Rusya’nın saldırılarını durdurmasını ve bütün askerlerini derhal Ukrayna’dan çekmesini isteyen 2 Mart’ta kabul edilen BM kararına 141 ülke lehte, 5 ülke aleyhte oy verdi, 35 ülke çekimser kaldı. Batı dünyasındaki gözlemcilerin çoğu bunu uluslararası toplumun Rusya’yı büyük çoğunlukla kınaması olarak gördü. Ancak insan bardağın yarısını dolu ya da boş olarak görebilir.  BM kararını başka bir biçimde okumak da mümkün. Buna göre, dünya nüfusunun yüzde 55’ini temsil eden ülkeler kararı desteklemediler ve ayrıca 5 BRICS ülkesinden 4’ü ya çekimser kaldı ya da karara karşı oy kullandı, sadece Güney Afrika lehte oy kullandı.

Dünya Bankası’nın son Ekonomik Güncelleme raporuna göre, Ukrayna-Rusya çatışması ve Moskova’ya konan yaptırımlar bütün gezegendeki ekonomilere darbe vuruyor, Avrupa ile Orta Asya bölgesindeki yükselen ekonomiler ve gelişmekte olan ülkelerin bunun sıkıntısını çekmesi bekleniyor. Çatışmadan kaynaklanan ekonomik şoklar Covid-19 salgınının devam eden etkilerini şiddetlendirdiği için, şimdi bölgenin ekonomisinin bu yıl yüzde 4,1 küçülmesi bekleniyor, bu çatışma öncesi yüzde 3’lük büyüme beklentisiyle büyük bir karşıtlık oluşturuyor.  Ukrayna’ya gelince, daralmanın büyüklüğü çatışmanın yoğunluğu ve sürecine bağlı olsa da, ekonomisinin bu yıl yüzde 45,1 gibi büyük bir oranda küçülmesi bekleniyor. Benzeri görülmemiş yaptırımların vurduğu Rusya ekonomisi zaten derin bir durgunluğa girdi ve üretimin 2022’de yüzde 11,2 daralması bekleniyor. 

KÜRESEL EKONOMİ ZARAR GÖRECEK

İki yıllık Covid-19 krizinin dünyayı kasıp kavurmasından sonra, Ukrayna’daki çatışma neden olduğu insani trajedi bir yana, küresel ekonomiye daha fazla zarar verecek. Dolayısıyla çatışmanın devam etmesine izin vermek, hiç kimsenin, kesinlikle de Çin’in yararına değil. 2. Dünya Savaşı’nın üzerinden 70 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra, dünya yine bir dönüm noktasında.  Ya Ukrayna krizinin devam edip daha da genişleme riskiyle tırmanmasına izin vereceğiz ya da -sadece Batılı ülkeler değil- bütün dünya güçleri müdahale edip çatışmayı hem Ukrayna hem de Rusya için kabul edilebilir makul şartlarla durdurmakta aktif bir rol oynamaya karar verecek. Bu bakımdan, Çin çok önemli bir rol oynayabilir. Diğer BRICS ülkeleri artı Türkiye’nin liderlerinin yanı sıra Avrupalı liderlerin de çatışmaya derhal bir son vermek için birleşik bir girişimde bulunması gerekiyor. Bu bir tür dünya barışı ve kalkınmasının yararına denklerin baskısı türünden bir şey.

“Yeni bir Bretton Woods anının” zamanı geldi. Temmuz 1944’de yapılan BM Mali ve Finansal Konferansı, 2. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra uluslararası ticari ve finansal ilişkiler için “Bretton Woods” sistemi diye adlandırılan şeye yol açtı. BRICS böyle bir anlaşmaya yeniden aracılık ederek küresel düzeyde bir barış sağlayıcı rolü oynama yeteneğini gösterebilir ve 21. yüzyılda bütün ülkeleri birleştirmesi gereken bir küresel pusulanın yeniden yapılmasına giden yolu açabilir. “G13”ün (G7 artı BRICS artı Türkiye) himayesinde bu adil, istikrarlı, barışçı ve refah içinde bir dünyanın, ortak bir geleceğe sahip bir topluluğun kurulması için ortak bir temel bulma amacıyla uluslararası düzende zamanı çoktan gelmiş reformun yapılmasına yol açabilir.