China Daily

Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını yürüten Portekiz Başbakanı Antonio Costa ile Portekiz’in başkenti Lizbon’da geçen hafta cumartesi günü görüşen Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz, AB’nin, planlanan karbon sınırı vergisi gibi yeşil tarifelerle ilgili ticari sürtüşmelerden kaçınmak için diğer ülkelerle “iklim kulübü” kurması gerektiğini önerdi.

Scholz, Avrupa’nın karbon emisyonlarının nasıl azaltılacağı konusunda diğer ülkelerle ortak kurallar ile genel standartlar konusunda anlaşmak için yakın ilişki kurması gerektiğini söyledi ve AB’nin, bu konuları değerlendirmek için Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, Birleşik Krallık, Japonya ve Çin ile yakınlaşması gerektiğine işaret etti. Bazı ülkeler, çevreyi korumak ya da iklim değişikliğiyle mücadele bahanesine sığınarak ticaret tarifeleri oluştururken, Alman bakan gerçekten uygun bir konuya değindi. 

Yeşil tarifeler, iklim politikalarının daha gevşek olduğu ülkelerden gelen ürünlere uygulanan vergilerdir, böylece bu ülkelerin, daha sıkı yeşil standartlar ve daha yüksek iklim politikası standartları nedeniyle mallarının fiyatları yüksek olan ülkelerden gelen ürünleri engelleyerek piyasayı işgal etmek için düşük fiyat avantajından yararlanmasının önlenmesi amaçlanıyor. 

YEŞİL TARİFELER GELİŞMİŞ EKONOMİLERİN LEHİNEDİR

Bu hiç şüphesiz bir iyi niyettir. Ancak pek çok unsur göz önüne alınmalıdır. Farklı ekonomilerin, farklı kalkınma safhaları vardır ve gelişmekte olan ülkelere, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi aynı standartlarda yeşil politikalar uygulanması gerçekçi değildir. Bu yüzden, yeşil tarifeler esasında gelişmiş ekonomilerin lehinedir, çünkü gelişmiş ülkelere, daha az gelişmiş ülkelerden yapılan ithalattan vergi almak için yeni bir kanal verilecektir. 

Scholz, bu tür bir kulüp kurmanın amacının, ithal edilen ürünlerden ve karbon kotaları işlemlerinden alınacak yeşil vergiler konusunda bir uzlaşmaya varması için ülkeleri teşvik etmek konusunda olup olmadığını açıkça belirtmedi. 

İthal edilen mallara vergi konulmasını amaçlarsa, bu kulüp Çin ve Almanya gibi büyük mal tüccarları için açıkçası iyi bir seçim olmayacaktır. Karbon emisyonları işlemleriyle ilgiliyse, AB’nin, dünyadaki ilk çok taraflı AB karbon emisyonları ticareti sistemi şüphesiz kulüp için bir model olarak hizmet edecektir. Bununla birlikte, AB karbon emisyonları ticaret sistemiyle ilgili içerden bilgi alıp satma gibi yıllardır ilgi gösterilmeyen birçok sorun ilgiyi hak ediyor.  

Hangi iklim mekanizmalarına dâhil olursa olsun, Çin, her zaman karbon emisyonlarının azaltılmasında kendi planladığı yola bağlı kalmalı ve iklim görüşmelerinde diğer ülkelerle ilgilenirken ortak ancak farklılaştırılmış ilkeyi değişmez bir şekilde desteklemelidir.