Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, önceki gün imzaladığı kararnameyle Afganistan Merkez Bankası’nın ABD’deki finans kuruluşlarındaki dondurulmuş 7 milyar dolarını kullanıma açtı.

Kabil’in söz konusu parasının yarısı, 11 Eylül kurbanlarının ailelerine, diğer yarısı ise insani yardım olarak Afgan halkına verilecek. Böylelikle, Taliban yönetimi söz konusu paraya dokunamayacak.

Kısaca, Afgan halkının yaşamının normalleşmesi için büyük önem taşıyan bu paraya Washington yönetimi tarafından el koyuldu. ABD’nin girişimi, gerçek bir soygun olduğu gibi, hegemonyacılığın da açık bir göstergesidir.

Washington, Taliban askerlerinin 2021 yılının ağustos ayında Afganistan’ın başkenti Kabil’in kontrolünü ele geçirmesinden sonra Afganistan Merkez Bankası’nın yurt dışındaki varlıklarını dondurdu. Ahlaki standartlar, Afgan halkının parasının ABD tarafından herhangi bir hedef için kullanılmamasını gerektirir.

ABD, Afganistan Merkez Bankası’nın 7 milyar dolarının büyük kısmını uluslararası teşkilatların yardımlarının oluşturduğunu savunuyor. Böyle olsa dahi, bu durum, ABD’nin Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın sağladığı bu parayı istediği gibi dağıtmasını meşrulaştırmaz.

ABD’nin söz konusu girişimi tüm dünyayı şaşkınlığa uğrattı. Son günlerde, sosyal medyada yapılan birçok paylaşımda da “ABD, Afgan halkının parasını çaldı” değerlendirmesi yapıldı.

11 Eylül kurbanlarının ailelerine tazminat ödenmesi, ABD hükümetinin bu parayı kullanması için geçerli bir sebep olamaz. Ancak, diğer taraftan kirli bir gerçek ortaya çıkmış oldu. ABD hükümeti, 11 Eylül kurbanlarının ailelerine 16 yıllık gecikme sonrası 2017’de tazminat ödemeye başlamıştı.

2019’da ABD hükümeti yasayı değiştirerek “kurban aileleri” tanımını yeniden yaptı ve bazı kurbanlarla birinci derece akraba olmayan birçok kişinin tazminat almasının önünü kesti.

Bu kişilerin hükümete karşı dava açması sonrası, avukatlar 2020-2021 yıllarında ABD hükümetine “şeytani bir anlaşma” önerdi. Buna göre, Afganistan Talibanı davaya sanık olarak eklenecek, Afganistan Merkez Bankası’nın ABD’deki varlıkları tazminat kaynağı olarak kullanılacak.

Plan, Amerikan kamuoyunda dahi tepki gördü. Beyaz Saray’ın geçtiğimiz günlerdeki basın brifinginde, ABD’li yetkililer muhabirlerin konu hakkındaki sorularını yanıtlayamayarak geçiştirdi.

Dünyanın en güçlü ülkesinin Afgan halkının hayatını sürdürmek için ihtiyaç duyduğu bu parayı ‘‘cebe indirme’’ çabası çok utanmazca bir girişim. Adalet duygusuna sahip herkes ABD hükümetinin hegemonyacı yüzünü alenen görmeli, bununla kalmayarak, bu hırsızlığa her tür yöntemle karşı çıkmalı. Evrensel bir değer olarak insan haklarını gerçekten korumak için acilen yardıma ihtiyacı olan Afgan halkına destek verilmeli.